KADIN KIYAFETLERİ NEDEN TERS ÇALIŞIR? EKSTRA MAGAZİN!
KADIN KIYAFETLERİ NEDEN TERS ÇALIŞIR? EKSTRA MAGAZİN!
TERS PROTOKOL
1) DÜĞME
Önce süstü, sonra statü, en sonunda toplumsal bir kural oldu. Erkekler kendi düğmesini kendi ilikler fakat kadınınkini başkaları. Bu yüzden erkeklerin düğmesi sağda kadınların solda kaldı. Tasarım kimin yardım beklediğini varsayan bir anlayışın ürünüydü. Bugün hala aynı mirası ilikliyoruz.
2) FERMUAR
Fermuar kadın modasına girdiğinde 1930'lardaydı. Kadın modernleşmişti ama elbisesi hala geçmişteydi. Fermuar ya arkadaydı yada solda; belli ki kadınların yalnız elbise giyinmeleri toplum tarafından kabul görmüş bir fikir değildi.
3) ŞAPKA İĞNESİ
Erkeklerin iğnesi soldaydı. Sağ eliyle selam verirken yüzü görünür kalsın diye.. Kadınların iğnesi ise sağdaydı. Başını eğdiğinde yüzünün sol tarafı gözüksün diye. İlginçtir, insanların sol yüzü daha ifadeli algılanır. Gerektiğinde bir savunma aracı olarak da kullanılabilen şapka iğneleri, toplumsal hayata karışan kadınlara bir silah, gazetelere de magazin malzemesi oldu.
4) AKSESUAR
Kadınlar çanta, baston veya yelpaze gibi aksesuarlarını sağ elde taşımaz, sol elde taşır. Zira sağ el selamlaşmak için uygun olmalıydı. Erkekler çanta taşımaz, yelpaze kullanmaz ama bastonu sağ eliyle taşırlardı. Kimseye kol, yol veya omuz vermek zorunda görünmemişlerdi.
Moda, çoğu zaman yalnızca giyimle, estetikle ya da trendlerle ilişkilendirilir. Oysa moda, tarihin her döneminde bir ifade biçimi, bir duruş göstergesi ve bir siyasal söylem alanı olmuştur. Kıyafetlerin biçimi, rengi, kesimi hatta hangi malzemeden yapıldığı bile bireylerin toplumsal konumlarını, düşüncelerini ve ideolojik tavırlarını yansıtır. Bu nedenle “moda apolitiktir” söylemi, gerçekte var olmayan bir yanılsamadır. Moda, hem bireysel hem de kolektif düzeyde politik bir eylemdir.
Tarihe bakıldığında, giyim biçimlerinin siyasal otoriteyle doğrudan ilişkili olduğu görülür. Örneğin Fransız Devrimi sırasında aristokratların ipekli, süslü giysilerine karşılık, devrim yanlıları sade ve işçi sınıfını çağrıştıran kıyafetler giymeyi tercih etmişlerdir. Bu tercih, yalnızca bir moda beyanı değil, aynı zamanda siyasal bir tavırdı. Giysiler, kimlerin “bizden” ya da “onlardan” olduğunu gösteren semboller hâline gelmişti.
Sonuç olarak moda, yalnızca “ne giydiğimizle” değil, “neden öyle giydiğimizle” ilgilidir. Her kıyafet bir seçimdir; her seçim bir mesaj taşır. Bu nedenle moda, ister farkında olalım ister olmayalım, daima siyasal bir nitelik taşır. Çünkü beden, toplumun en görünür siyaset sahnesidir ve moda, o sahnede oynanan en güçlü rollerden biridir.
1 Yorum
Önerilen Yorumlar