Jump to content

Mia Von - Drift Queen - "DQ"


Önerilen İletiler

Oluşturuldu: (düzenlendi)

~ Mia "DQ" VON ~

Mia Von, 27 Nisan 1995 tarihinde Almanya’nın Nürnberg kentinde dünyaya geldi. Ancak Mia’nın doğumu esnasında annesi hayatını kaybetti. Babası Arthur, Mia'nın doğmasından bir sene kadar önce başka bir kadınla ilişki yaşamış ve bu ilişkiden bir erkek çocuğu sahibi olmuştu. Annesinin trajik ölümüyle birlikte Mia, babası ve büyükannesiyle yaşamaya başladı.

Arthur, sokak yarışlarında oldukça yetenekli bir sürücüydü. Ancak eşinin ölümü, onu derinden etkileyerek hayata olan tutkusunu söndürdü. Bu zor dönemde, eski bir dostu Arthur'a NASCAR yarış ekibinde motor teknikeri olarak çalışması için bir iş teklifinde bulundu. Mia bu sırada 17 yaşına girmişti. Arthur, bu teklifi kabul ederek işine tüm benliğiyle odaklandı ve Mia ile olan iletişimi neredeyse tamamen kesti.

Annesinin ölümü nedeniyle suçluluk duygusu taşıyan Mia, 18 yaşına kadar bu travmayla savaştı. Nihayet bu travmayı aşmayı başardığında, kendisini babasının çalıştığı ekibin içinde çaylak olarak buldu. Yarış ekibinde geçirdiği bir gün, takımdan serseri bir sürücü Mia'yı köşeye sıkıştırarak fiziksel tacizde bulunmaya kalkıştı. Ancak Mia kendisini savunarak adamın iki kaburga kemiğini çatlattı ve sol kolunu kırdı.

Olay kameraların kayıt alanı dışında gerçekleştiği için babası Arthur, Mia’nın anlattıklarına inanmadı. Yerde kıvranan adamın suratına tüküren Mia, babasının gözlerinin içine bakarak gerçeği görmesini umdu. Ancak Arthur’un soğuk sesi yankılandı: "Keşke seni seçeceğime anneni seçseydim. Sana katlanmak zorunda kalmazdım."

Bu sözler, Mia'nın kalbinde derin bir yara açtı. Babasının yanından ayrılırken, artık eski Mia olmadığını ve kendi hayatını kurmak zorunda olduğunu biliyordu. Bu olay, onu hem travmasını yeniden tetikledi hem de alkolik birisi olmaya sürükledi.

 
i7y5pep.png
 

Vice Şehrine Yolculuk
Mia, Almanya’nın Hamburg kentinde geçen üç zorlu yılın ardından Vice şehrine taşındı. Biriktirdiği paralarla önce eski bir araba aldı. Daha sonra dört farklı aracı satarak hayalini kurduğu Elegy’i satın aldı. Artık hayallerine ulaşmasının önünde hiçbir engel kalmamıştı.

Kendi başına takılırken Burnout garajının lideri Kylan Drake ile tanıştı. Birkaç kez birlikte sürüşe çıktılar ve Mia’nın virajlara Drift yaparak girmesini hayranlıkla izleyen Kylan, ona garajına katılmasını teklif etti. Bu teklif Mia'nın hayallerinde olmasa da, emin olamadan kabul etti.

Ekibin arasına katılan Mia, önce ekibe, sonra diğer garajlara kendini kanıtladı. Ünü hızla "Drift Queen - DQ" olarak yayıldı ve bu popülerlik onu yasadışı işlere sürüklemeye başladı: garajlar arası yarışlar, silah teslimatları ve illegal faaliyetler... Bu süreçte garajdan biriyle ilişki yaşamaya başladı. Şehirde ünlenen çift, silahlı çatışmalarda birlikte hareket ederek yakalanmama konusunda ustalaştılar.

Ancak Mia, bir gün en yakın arkadaşı tarafından aldatıldı. Öfkeyle arkadaşının kafasına sıktı ve cesedi sevgilisinin bahçesine gömdü. Ardından sevgilisinin evini ateşe verip, sigarasını tüttürerek bu anı izledi. Bu olaydan sonra Mia daha agresif bir karaktere büründü ve garajı Racing Mafia'ya dönüşme yolunda ilerliyordu. İki aylık bu süreçte kısa süreli sevgili ilişkileri yaşadı.

İzlemek isterseniz...

Spoiler
Spoiler


Andrea Totti ile Tanışma
Bir garajlar arası etkinlikte karşı garajın lideri Andrea Totti ile tanıştı. Andrea’nın cool ve pozitif tavırları, Mia’nın dikkatini çekti ve aralarında bir ilişki başladı. Ancak iki garaj arasındaki rekabet, bu ilişkiyi tehdit etti.

Ryan, Kylan'dan sonra garajın yeni lideriydi ve Mia’ya açıkça, kimseye taviz vermeyeceğini söyledi. Mia, buna karşılık şu sözleri söyledi: “Ona dokunursanız, karşınızda beni bulursunuz. Dua edin ki öfkemle buraya gelmeyeyim.” Ryan'ın yanından ayrılarak Totti'ye gider ve Totti’ye de “Bir gün karşı karşıya gelirsek, ikimizden biri arkasına bakmadan uzaklaşsın. Çünkü aileme sadık biriyim,” dedi. Totti ise “Üzgünüm, kendi ekibimi satamam,” diyerek duruşunu gösterdi.

Birkaç gün sonra iki garaj arasındaki gerginlik sona erdi. Ancak bir süre sonra garaj liderinin eşi kaçırıldı. Mia, Ryan’ı bilgilendirip ekibi topladı ve arama çalışmaları başladı. Mia, Rebecca’yı darp edilmiş hâlde buldu. Ryan'ı bulduğu yere çağırdı ve Rebecca hastaneye yetiştirildi fakat ekip, Mia’dan şüphelenmeye başladı. Çünkü, Burnout Garage'ın rakibi olan Underground Garage'ın lideri ile sevgiliydi. Babasının yaşattığı güvensizliği tekrar yaşayan Mia, Ryan’ı tehdit ederek garajdan ayrıldı ve Totti'ye bir açıklama yapmadan şehirden ayrıldı.

 

cc85zed.png

 

Yeni Bir Garaj: Bandits Garage
Mia, bir ay sonra Vice şehrine geri döndüğünde, Totti ve garajının yok olduğunu gördü. Kendi ekibi de dağılmıştı. Bu süreçte tekrar sokaklara dönen Mia, eski dostu Scott ile karşılaştı. Scott, Mia’yı yeni açacağı Bandits Garage’a davet etti. Mia, burada eski ekibine benzeyen sürücülerle yeniden yarışmaya başladı. Bu süreçte yarışlara atılan baskınlardan birkaç kez polislerden kaçmayı başardı fakat bu da ona eskisi gibi heyecan vermemeye başladı.

Bu dönemde bir İtalyan mafya lideriyle tanıştı ve silahlarla dolu yeni bir dünyaya adım attı. Artık direksiyon yerine silah tutmaya başladı. Gizli görevlerde, hedeflerini ortadan kaldırıp Sarı Elegy’siyle hızlıca kaçıyordu.

Ancak birkaç ay sonra sevgilisi öldürüldü. Bu kayıp, Mia’yı derinden etkiledi ve Vice şehrini tamamen terk ederek Los Santos’a yeni bir başlangıç yapmaya karar verdi...

jiyq1zx.png

Los Santos'ta Yeni Bir Başlangıç

Mia, Vice şehrinden ayrıldıktan sonra Los Santos'a geldi. Şehrin popüler mekânlarından biri olan Atlantis Teras Cafe'de kahvesini yudumlarken, Cyrus adında bir adamla tanıştı. O gece sohbet derinleşti, konu geçmişe geldiğinde Mia, Totti’den bahsetti. Cyrus, şaşkınlıkla Totti'nin eski bir arkadaşı olduğunu söyledi.

Konu, konuyu açarken Cyrus gülümseyerek Mia’ya döndü ve dedi ki: “Sürüşlerinin iyi olduğunu biliyorum ve Totti sana âşık olduysa, onu gerçekten etkilemişsindir. Bu yüzden sana bir teklifim var. Bizim bir projemiz var, açık tekerler ile aran nasıl?” Bu sözler, Mia’nın içinde yeni bir heyecan dalgası yarattı. Gülümseyerek Cyrus’a devam etmesini söyledi.

Cyrus, projesinin detaylarını anlattı. Temiz ve profesyonel yarışlardan, yeni bir hayatın başlangıcından bahsediyordu. Mia, bu teklifi sevinçle kabul etti. Formula 1 baş eğitmenliği teklifi, hayatında aradığı değişim için mükemmel bir fırsattı. Bu teklif, Mia’nın geçmişin karanlığını geride bırakıp, geleceğe umutla bakmasını sağladı.

 

4rhktnm.jpg

Cyrus ile İlişki

Mia, eğitmenliğe başladığında sürücüler bir araya toplandı. Cyrus’un yaptığı esprilerle Mia, onunla iyi anlaşabileceğini fark etti. Zamanla aralarındaki ilişki daha da ilerlemeye başladı. Ancak bu yakınlaşmanın önünde bir engel vardı: Cyrus’un kız arkadaşı.

Mia, bu durumun farkındaydı ve duygularını kontrol ederek mesafeli kalmaya çalıştı. Bir süre sonra, rahatsız olduğu bu durumu Cyrus’a açıkladı ve her şeyi zamana bırakmaya karar verdi. Aralarına bir çizgi çektiler; fakat bu durum uzun sürmedi ve sonunda aralarındaki çekim baskın geldi. Cyrus, kız arkadaşıyla dolaylı yoldan ilişkisini bitirdi ve Mia ile bir ilişkiye başladı.

 

iw44x1f.png


İlişkinin Zorluğu ve Ayrılık

Ancak bu mutluluk kısa sürdü. Cyrus’un iş yoğunluğu nedeniyle Mia’ya yeterince vakit ayıramaması, Mia’nın kafasında şüphelere ve güvensiz düşüncelere yol açtı. Kötü fikirlere kapılan Mia, ilişkiye zarar verdi. Zor zamanlar geçirirken Ultrason fotoğrafını çektirmeye tek başına giden Mia, Smear ve Kan testlerini yaptırmak istedi, bir kaç gün sonra testler pozitif olduğunu gösterince, biopsi yapılması için Mia'ya ameliyat günü verilir, Hastane'ye zorlanarak tek başına gitmiştir ve Ameliyat sırasında biopsi yapılırken tedavi amaçlı çocukta alınmıştı. Yoksa bir daha Anne'lik duygusunu yaşayamayacaktı....

Bu olaylar ilişkilerine derin yaralar açtı ve ikisi de birbirlerinden uzaklaştı.

 

g174lw2.png

 

Spoiler

 


George Rodgers ile Tanışma

Tam bu dönemde Mia, George adında biriyle tanıştı. George, Mia’nın zor zamanlarında yanında oldu ve ona destek verdi. Mia, George’la anlaşmaya başlamıştı; ancak içindeki cesaretini ve güvenini kaybetmişti. Hâlâ kalbinin bir köşesinde Cyrus’a olan sevgisi yaşıyordu. Bu yüzden George ile arasına mesafe koydu ve duygularını tam anlamıyla açamadı.

 

Mia, George'u kendi çıkarları için kullanmak istemediği için ona bir süre mesafeli davranmaya karar verdi. Ancak bu mesafeli tutum, aralarındaki gerilimi giderek artırdı. Bir gün, yağmurlu bir havada hastaneden çıkarlarken, aralarında büyüyen sessizlik bir anda patlak verdi ve kapıda hararetli bir tartışmaya dönüştü. Yağmur altında, ıslak kıyafetleriyle birbirlerine bağırarak hissettiklerini dile getirdiler. Tartışma, sadece öfke değil, içlerinde biriktirdikleri duyguların dışa vurumuydu ve belki de ilk kez birbirlerine bu kadar açık davrandılar.

Tartışmanın ardından gelen birkaç gün, ilişkilerinde beklenmedik bir şekilde huzurlu ve mutlu geçti. Ancak bu kısa süreli mutluluğun yerini, Mia'nın manevi annesinin geçirdiği ani kalp krizi aldı. Bu olay, Mia'yı Almanya'ya gitmek zorunda bıraktı. Sık sık Almanya'ya gidip gelmek zorunda kalan Mia, George'la olan ilişkisini giderek ikinci plana itmeye başladı.

Bu sırada George, "ailem" dediği insanlarla ilgili sorunlarla boğuşuyordu. Onların üst üste gelen kötü olayları, George'u zihinsel ve duygusal olarak iyice yıpratmıştı. Mia'nın sürekli uzaklarda olması ve ona zaman ayıramaması George'u daha da yalnız hissettiriyordu. Bu durum, George'un Mia'ya duyduğu sevgiyi sorgulamasına neden oldu. Bir zamanlar güçlü olan bağları, mesafeler ve iletişimsizlik yüzünden zayıflamaya başladı.

Sonunda, her iki taraf da bu ilişkinin artık sürdürülebilir olmadığını fark etti. Sevgiyle başlayan bu hikâye, karşılıklı anlayışla ama buruk bir şekilde sona erdi. İkisi de kendi yollarına gitmeye karar verdiler, geçmişin izlerini taşırken geleceğe doğru ilerlediler.

6v72cmy.png
Düşüş Dönemi

Mia, George'la yollarını ayırdıktan sonra duygusal olarak tamamen yıpranmış ve hayatındaki her şeyi sorgulamaya başlamıştı. Ne yapacağını bilemez halde, duygularını bastırmak için kendini hayattan soyutladı. Artık yalnızca kendi sağlığına odaklanmaya karar verdi. Kanser tedavisini aksatmadan sürdürmek için kemoterapi seanslarına düzenli olarak gitmeye başladı.

Ancak, geceleri hissettiği boşluk ve yalnızlık Mia'yı tüketiyordu. Her gece bir kadeh alkol almadan uyuyamayan Mia, kendini bunlardan arındırarak son bir aydır tek bir damla bile içmemişti ve bu, onun için hem fiziksel hem de duygusal bir dönüm noktasıydı.

Kemoterapinin yan etkileri kendini göstermeye başlamıştı; saçları hızla dökülüyordu.

Bu durum, ilk başta Mia'yı derinden sarsmıştı, ancak sonra kendi kontrolünü geri almak için cesur bir karar verdi. Saçlarını kestirdi ve kendi tarzını yaratmaya çalıştı. Bu, sadece fiziksel bir değişim değil, aynı zamanda yeni bir başlangıcın işaretiydi. Kısa saçlarına alışırken, tamamen saçsız geçireceği haftalara da zihinsel olarak hazırlanmaya çalışıyordu.

3ko4rl3.png

h1a16lx.png

 

Mia, bir yandan tedavisine odaklanırken diğer yandan hayatını yeniden inşa etmenin yollarını arıyordu. Kendini bir kez daha dört duvar arasına hapsetmek yerine, sokaklara ve insanların arasına karışmaya başladı. Uzun zamandır unuttuğu şehrin enerjisini yeniden hissetmek, Mia'ya güç veriyordu. Sokak sanatçılarını izlemek, kafelerde saatlerce oturup okuduğu dergi ve kitaplardan bilgi sahibi olmak, kimi zaman geceleri barlarda Portakal suyu ile partilemek ve gece yürüyüşleri yapmak, onun için bir terapi haline gelmişti.

Bir akşam yürüyüşünde dinlenmek için bir parkta otururken yanına yaşlı bir kadın yaklaştı. Kadının yüzünde derin kırışıklıklar olsa da gözlerinde canlı bir ışıltı vardı. Kadın, Mia’nın kısa saçlarına ve yorgun ama kararlı duruşuna bakarak, “Savaşçı gibi görünüyorsun, senin gibi birisiyle daha önce de karşılaştım ancak bu bakışları onda göremedim. Üstünde kötü bir enerji var ve bu gözlerine kadar yansımış. Sakın kızım, kötülüğün kalbini kirletmesine izin verme. Hayat bir sınavdır ve sen bu sınavı başarıyla verebilirsin ancak kalbini her zaman temiz tutmalısın. Sahip olduğun her şeye sıkıca sarıl, daha güzel günlerin seni bekliyor, bunu his edebiliyorum.” dedi. Bu sözler Mia’nın içinde bir şeyleri harekete geçirdi. Kadın, kendi hikayesini anlatmaya başlayınca Mia, hayatın en zor zamanlarında bile umudu kaybetmemenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladı.

Bu tanışma, Mia'nın hayatında yeni bir kapı araladı. Kadının önerisiyle bir destek grubuna katıldı ve benzer zorluklarla mücadele eden insanlarla tanıştı. Bu grup, Mia’ya yalnız olmadığını hatırlattı ve ona kaybettiği bir şeyi, umudu geri verdi. Mia, artık sadece hayatta kalmaya çalışmıyor; yaşamaya ve kendini yeniden bulmaya odaklanıyor.

"Umut, karanlığın içinde görülen bir ışık değildir; o ışığı aramak için atılan adımlardır. Çünkü umut, ışığa ulaşmaktan ziyade, o ışığa doğru yürümektir."
 

Spoiler

!HİKAYE BURADAN İTİBAREN GÜNCELDİR!
Okurken dinlemenizi önerdiğim (sesini ve sözlerini sevdiğim)
;

 


Toparlanma Dönemi
Yabancı kadın ile konuşmasından sonra hayatına yön veren Mia, bir kasabadan ev almış ve tek başına yaşamını sürdürürken Florida'dan beri tanıştığı Charlotte DEMİSKA, Mia'ya destek olması için ondan habersiz aynı kasabadan ev almıştır. Mia, her ne kadar yalnızlığı tercih etse de onu seven arkadaşları yalnız bırakmamakta kararını gösterip, her gün onu evinden zorla çıkartırken Mia, farkında olmadan tekrar sosyal olup, insanların arasına karışmaya başlamıştır. Bu durum Mia'da güzel yan etkiler bırakırken yavaş yavaş tedavisinin sonuna da gelmişti. Hastalığının ikinci haftasından saçlarını kaybetmeye başlayınca Peruk ile dolaşmaya başlamıştır ancak bu süreçte gözleri bir çok kez George'u arasa da artık o yoktu. Bir süre sonra hastalığından kurtularak tekrar eski sağlığına kavuşmuştur, kanserini yenmiştir.
a3qia67.png

Karışık Olaylar
Traffickings Motocycle ekibinden tanıştığı Ester SVENSSON ile ara ara denk gelerek ayak üstü muhabbetleri aralarında ki arkadaşlık bağını yavaştan güçlendirmeye başlamıştır. Bir parti'de denk geldiği Ester, kendini dağıtmış durumda gördüğünde onunla ayak üstü sohbet etmişti ancak Ester'in kafasının güzel olması sonucunda ağızından kaçırdığı iki konu dikkatini çekmiştir. AJ ile ayrılması ve Tobias'ın ölümü... Bu iki konu dikkatini çektiği için Ester'i bir iki gün sonra yalnız yakalayınca, sohbeti başlatır. Konular oldukça dikkatini çekmiştir ve o gün daha fazla zorlamadan konuyu sonlandırmıştır. Bir kaç gün sonra, Ester'in başının belada olduğunu öğrenir ve ona yardımcı olmak için evine davet eder. Ester'i bir oyunun içine çekildiğini fark edince, her ne kadar araları pek sıkı olmasa da yardımcı olmak için olayı başlatan John KASPARİAN'a, önce Barsam KHOROZİAN ile iletişime geçip, onun ofisinde konuyu anlatır ve ona yardımcı olacağını söyler. Ertesi gün Yoshi ile bağlantısını kullanarak konuşma talebi gönderir. Talep olumlu yönde geri dönüş sağlar ve Mia iki günlüğüne Almanya'ya gidip Manevi annesiniyle vakit geçirir ve bu sırada Social üzerinden Ester ile iletişimde kaldığı süre boyunca olaylar hakkında daha detaylı bilgiler aldı. Bilmemesi gereken bir sürü bilgi Mia'da birikmişti ve bu onu daha tehlikeli bir yola soktu. Santos'ta olduğu günün sabahı Barsam'dan bir telefon gelir ve akşam saatlerinde  başka bir numaradan konum gelir. Konuma gitmeden önce öğlen saatlerin de Rodas DELMAR Amcası ile konuşur, onu bilgilendirir ancak Rodas, bu durumu onaylamaz ama Mia'ya desteğini esirgemeyip, "Beni dinle kızım, başın bir belaya girecek hem de büyük bir bela, buna karışmanı önermiyorum ancak böyle bir durum olursa sadece seni kurtarabilirim, diğerleri için bir şey yapamam, bunu şimdiden söylüyorum." diyerek Mia'ya ters bir bakış atar. "Amca, sen başını belaya sokma sadece benden haber alamazsan diye söylüyorum ama yine de bu cümlene minnettar oldum." diyerek ona sıkıca sarılır... Öğleden sonra Owen ile görüşme sağlayan Mia, Florida'da katliam olduğunu ve oraya yardıma gideceğini söyledi. Mia, gelmesi için diretir ve diretmesinin karşılığını olumlu yönde alır. Akşam saatlerin de buluşmaya son iki saat kala bu konuyu güvendiği bir kişiye konuyu üstü kapalı olacak şekilde anlatmıştı ve bu kişi Sheriff'ti ancak ondan kesinlikle yardım istemedi, Mia'ya olan ilgisinden dolayı kendi tarafında Mia'dan habersiz Operasyon düzenlemesi gerçekleşti. Mia, buluşmaya gitti ve Kasparian ile konuşmasına devam ederken ilgisi yokmuş gibi davranan Kasparian, Mia'nın Florida ki konumu ve yaptığı işleri anlatınca dikkatini çekmeyi başardı. Kasparian, Mia ile bir gezintiye çıktı. Mia'yı mezarlığa getirirken, Kasparian, Mia'ya bakarak "Ester'i ara ve gece onu bıraktığım mezarlığa gelsin." cümlesini kurduktan sonra Mia anlık gerilir ve bu duruma karşı çıksa da Kasparian soğuk kanlılıkla konuşmasına devam etti ve Mia, Ester'i arayıp çağırdı. Bu sırada Mia'yı arkadaşı arayıp, Mezarlığa gireceklerini söyledi ve Mia, bunu başka konular ile anlatarak girmemesinin gerektiğini anlatmaya çalışsa da, Ester'in mezarlığa gelip tam konuşmaya başlayacakları sırada Sherrif departmanı tarafından baskın atıldı. Kasparian kaçmayı başardı ancak iki adamı silahlı şekilde yakalanmıştır. Sorgu için Ester ile Mia departmana getirildi ve sorgu sonrası bekletilmeye aldığı sırada Mia, sürekli telefondan rahatsız ediliyordu ve dışarıda ki siyah araca binmeleri yönünde baskı kuruyordu. Baskılar canını sıkmaya başlayınca, olaya son vermek için araca yöneldiği sırada arkadaşları etrafını sardı ve gitmesine engel oldu. O gece Mia'nın arkadaşı mesai sonu vererek kendi arabası ile evine getirir ancak Florida'da bulunduğu Bandits'in ekip liderinin arkadaşı, Kamare DALE ve yanında ki adamları devreye girerek, Mia ve arkadaşını takip eder. Arkadaşının evinde buluşup, konuları konuşurken Mia'ya, Barsam'dan telefon gelir ve onu bir şeyler yemek için dışarıya çekmeye çalışır. Ancak Mia bunu o an Sheriff'leri bahane ederek red eder... 
Olaylar o gece büyürken, Dale'ye olayları anlatır ve Ester ile bir görüşme ayarlamasını söyler ardından Dale bunu kendisini yapar... Tenha bir yerde Mia ve Ester, olayların neredeyse tüm detaylarına kadar anlatır. Dale, bağlantılarını kullanarak bu bilgileri Polis tarafına sunar. Ertesi gün akşam Ester, Mia'ya veda mesajı anlamında mesaj atar ve yerini her ne kadar öğrenmek istese de söylemez. Konuyu hemen Dale'ye aktarır ve Ester'i aramaya başlayan Dale ve ekibi, Ester'i bulur ancak Ester, polisler tarafından köşeye sıkıştırılmış haldedir. Ester, bir cam kesiği ile bileğine bastırırken, Dale ve iki arkadaşını rehin alıp, Dale'nin arabasına binip bölgeden uzaklaşırlar. Olaylar ciddiye binince Dale, Mia ve Ester'le görüşüp o gece ikisine de Florida'ya bilet almıştır. O gece Mia ile Ester, süresi belli olmayacak şekilde Florida'ya uçmuştur. Bu uçuş sadece bir kaçış değil aynı zamanda Bandits'in lideri Shoda'ya yardımdı... 

nkyi43e.pngrhiqcvz.png

 
Florida Katliam - BANDİT'S - Alzur - Shoda Shoichi İntikam
Ester ve Mia Florida ya iniş sağlar. Mia bağlantılarını kullanarak, kendilerini aldırır ve ekibin bile bilmediği bir orman evine giderler. Orman evinde Ester'e yer ayarlarken Mia'nın telefonu çalar ve Shoda ulaşır. Shoda ile görüşme sağlarken ona kaldığı yeri söyler. İlk gün olduğu için buluşmaya gitmezler çünkü, Santos ta bir kargaşanın içinden kaçtılar. Ester, ormanda ki sessizliğin ve huzur veren seslere kendini kaptırmış, evin verandasın da otururken, Mia onu evin içinden izler. Bir süre sonra Ester'in dalgınlığından faydalanıp evin bodrum katına iner ve zamanında sakladığı ruhsatsız, seri numaraları silinmiş silahlarını kontrol etmeye başlar. Boşluğuna gelip unuttuğu bir şey vardı, bodrum giriş kapısını kapatmamıştı. Mia silahlar ile ilgilenirken, fazlasıyla dalgın ve kafasında yarın için planlar kurup, tüm olumsuzlukları sanki tahtanın üstüne yazıyormuş gibi işliyordu. Bu sırada Ester, verandadan ayrılıp, Mia yı evin içinde ararken, bodrum kapısını fark edip, oraya adımlar ve sessizce merdivenlerden inerken Mia yı fark edip, bir süre onu izler. Mia ya seslenmeden, yanına giderken merdiven gıcırtısı, Mia yı kendine getirir ve ani refleks ile Ester'e silah doğrultur.Kafasında ki olumsuzluklar onu yiyip bitirmişken, Ester'in sessizce yaklaşması onu anlık sinir etmişti ve Ester ile sözlü tartışmaya başladılar. Ester, Mia'ya sert bir tokat atar ve onu kendine getirir. Mia, ilk defa çaresiz bakışlarını Ester'in gözlerine dikmişti. O an Ester, Mia ya sarılır ve Mia'nın sinirleri bozulup, ağlamaya başlar. Ağlaması onu daha çok çıldırtsa da, o günü Ester ve Mia tamamen kendi sıkıntılarını anlatarak bitirdi.
Shoda, güneş daha doğmadan Mia yı arar ve silahlanıp özellikle tek gelmesini gerektiğini söyler. Mia, olayı tam anlayamamışken Shoda birden telefondan bağırarak "Mia, siktiğimin arabasına bin ve söylediğim adrese çabuk gel!" Söylediğini tekrarlar ve telefonu fırlatırken Mia kendine gelir, sessiz ancak hızlı şekilde Shoda'nın dediğini yapar. Bu sırada evden çıkmadan, orman evine gittiği aracın anahtarlarını Ester in baş ucuna bir silahla birlikte bırakır. Evden sarı elegy'si ile uzaklaşırken, Ester e mesaj atar. "Sadece bugün tek başınasın, ben gelene kadar idare et. Bir şey olursa, arkana bakmadan kaç. Ben seni bulurum." Mia, telefonu yan koltuğa atar ve evden uzaklaştığını fark edince gaz pedalını kökleyip, ormanın arasından geçen asfalt yolda lastik izlerini bırakırken egzozun sesi yankılanır.
Shoda ile Mia bir harabe evde buluşur, uzun süredir görüşmeyen iki dost birbirlerine öylece bakar, ikisi de aynı anda adımlar ve birbirlerine sıkıca sarılırlar. Ancak Mia'nın içinde garajdan ayrılırken Shoda'ya attığı mesaj sonrası ondan karşılık alamayınca içinde bir utke kalmıştır. Sarılmalarını bitirip ayrılırken, Shoda ya orta şiddetli bir tokat atar. Shoda, ne olduğunu anlamaya çalışırken ona ikinci tokadı atar ve Mia ona bağırarak "Birincisi beni, sizi bırakıp gideceğimi bildiğin bir mesajıma cevap atmadığın için, ikincisi ise ekibi bir başkasına bırakıp gittiğin içindi"
Shoda bir süre sessiz kalır ve Mia ya sert bir bakış atarak "Sen sokaklarda sikik lastiklerini eritip, şovunu yaparken benim nelerle uğraştığımdan haberin yok! Bana hesap soramazsın, buna hakkın yok!" diyerek Mia nın üstüne yürür. Mia bağırarak karşılık verir "Herşeyimi vermek için, ben her sabah kalkıp telefonuma baktım! Senden yada sizden haber var mı diye! Başınız dertte olduğun da yanınıza gelebileceğimi en iyi sen biliyorsun! Bana bağıramazsın! diyip cümlesine bitirirken Shoda, Mia'nın boğazına yapışıp, sıkarken sinirli ve öfkeli gözler ile Mia nın gözlerine bakar. "Şuan ölmek istemiyorsan, sikik çeneni kapatıp plana odaklanalım!" tehditleri sevmeyen Mia, belinden bıçağını çekip Shoda'nın boğazına yaslar. Zorlanarak konuşmaya çalışan Mia "Bırakmazsan, keserim!" diye söylenir. Bıçağı gören Shoda, soğuk kanlılıkla sırıtarak geri çekilir. Nefesini kontrol etmeye çalışan Mia ya masada ki suyu uzatır ve ardından diğer elini tokalaşmak için uzatırken "Halen formundasın amına koyayım, bu iyiye işaret emekliye ayrılmamışsın" diye alay eder. 

Sonrasında gün ağrımaya başlarken Bandits ekibini satan Alzur'u öldürmek için planlar üzerinde konuşulurken Owen'ın Florida ya iniş saati yaklaşmıştır. Yolda konuşmalar devam ederken havaalanına silahsız halde giriş yapıp, Owen'ı alırlar ve harabe eve geri dönerler. Saat öğlen olmuştu bile, planlar üzerinde konuşulurken akşam olmaya başlamıştı. Çünkü, Alzur'u almak kolay olmayacaktı. Para karşılığı iş yaptığı kişiler onu koruyordu. Harabe evden, Mia'nın orman evine geçip, eve girerler ve dinlenirlerken Mia, Ester i tanıştırır. Konu konuyu açarken saat gecenin 3 ü olmuştu bile ve sohbeti bitirip uykuya dalmışlardır ancak Shoda'yı uyku tutmaz ve veranda ya çıkıp hava alırken su içmek için uyanan Owen onu görüp yanına gider. Kendi aralarında konuşurlarken, Mia ara ara yükselen hararetli konuşmaya uyanıp cama yaklaşır ve onları fark edince yavaşça camı açıp dinlemeye başlar. Shoda, yaptığı hataları anlatırken Owen onun üstünde baskı kurup sakinleştirmeyi denese de her seferinde ters tepki alır. Owen bu tepkilere daha fazla dayanamaz ve Shoda yumruk atar ardından bağırarak "Olmuş bir şeye ne yapabilirsin!? Zamanı mı geri alacaksın? Bir tane orospu çocuğu ailemizi katlettirdi! Burada oturup bir korkak gibi dertlenip ağlayacak mısın? Yoksa eski günlerde ki gibi savaşçı mı olacaksın!? Bana bunu söyle!" diye bağırırken Shoda cevapsız kalmayarak Owen a sert bir yumruk geçirir, bağırarak "Her şeyi bildiğini mi sanıyorsun? Sana söyleyeyim, bir sikim bildiğiniz yok! O orospu çocuğunu satırla kesip, leşini köpeklere yedireceğim!" diye bağırırken bu sırada Ester uyanıp, Mia nın yanına gelir ve Owen ile Shoda birden kavgaya tutuşur. Ester koşup ayırmaya çalışacakken Mia, Ester i tutup çeker. "Bırak, yesinler birbirini... Birisi hatasının farkında, diğeri ise yanında olamadığı için vicdan azabı çekiyor." Ester, Mia yı dinleyip yanında dururken Mia nın boynuna bakar. "Senin boynuna ne oldu?" Bu sırada hafif gülümseyerek cevap verir "Gün içinde biraz sert seviştim." diye alaycı tavırla geçiştirir ve aşağıda ki kavga son bulurken tekrar uyumaya geçerler...
Günler geçerken planlar kuruldu ve her şey hazırlandı, geriye Alzur'un dikkatini Ester'in çekmesi kaldı... Bir cluba girdiği görülen Alzur, artık tüm iş Ester'deydi. Ester, club'a girip ilerleyen saatler de Alzur'un dikkatini çekmiştir ve gece saatler iki'yi gösterirken Alzur ile Ester club'tan ayrılır. Ester, artık tamamen kendini Alzur'a salmış gibi yaparken onu tenha bir alana çekmeye çalıştır ve başardı.. Uzak takip yapan Shoda, Owen ve Mia, tenha yolda önünü kestiler ve Shoda elinde satırla arabadan inip Alzur'un üstüne doğru yürüdü, bu sırada Alzur kaçmak için hamle yapacakken Ester, silahını ona doğrulttu ve Alzur öylece kaldı. Shoda, Alzur'u arabadan yaka paça indirir ve hesaplaşma başlamıştı. Alzur, her ne kadar pişman olduğunu titrek sesiyle anlatmaya çalışsa da, Shoda daha fazla öfkesini bastıramayıp Alzur'u olduğu yerde doğramaya başladı. Her  vuruşu, ölen bir kardeşi/arkadaşı içindi ve bu onu daha çok öfkelendiriyordu. Mia, Shoda'yı ilk defa böyle gördü ve ilerleyen dakikalar sonrasında gücü tükenmesine yakın Mia, Shoda'nın boşta kalan elinden tutup çekiştirmeye başlar. Mia'yı iten Shoda, "Bana karışmayın" diye bağırdı. Buna istinaden devreye Owen ve Ester'de girdi. Owen, Shoda'yı yaka paça cesetin üstünden atarken onu arabaya doğru çekiştirmeye başlar ve onu zorla da olsa arabaya bindirir ardından Ester ile Mia arabaya geçip, ortadan yok olurlar. İntikam alındı, görev tamamlandı... 
Günler geçtikçe Ester'in Santos'a dönme istekleri ağır basmaya başlar ve konuyu Shoda ile konuşan Mia, Shoda'nın onayıyla Florida'dan ayrılmadan Sarı Elegy'si son kez bir sokak yarışı yapar ve ertesi günün sabahı Santos'a Ester ile birlikte uçarlar...
kuhnj40.png

Tekrar Cehenneme Santos'a Dönüş - Mia'nın anlık travması...

Santos'a iniş sağlarlar ve direkt Albert MCKENZİE'nin yanına gidip Ester'i ona bırakır. Albert'a gitmeden önce Mia ile Ester arasında bir güven ve artık daha sıkı dostluk konuşması gerçekleştirir. Albert ile Ester, buluştukları yerde hasret giderip konuşurlarken Mia, bir an kendini Shoda'nın Alzur'u doğradığı sahne gözlerinin önüne gelir ve Albert'ın seslenmesi üzerine kendine gelen Mia, ellerinin titrediğini fark edince donuk şekilde ellerine bakar. Albert, "İlk defa öldürmen, yaşadım, yaşıyorsun..." Mia, hafif titrek ses tonuyla "Hayır değil, ilk defa değil. Bir çok kez öldürdüm, sayısız faili meçhullarım var." diyerek konuşmasını bitirir ve Ester'e dönerek Dale'nin yanına gideceğini söyler.
Dale'ye ulaşıp her zaman kafasını dinlemek için gittiği yere çağırır ve Dale'yi beklerken tamamen donuk vaziyettedir. Shoda'nın olayı onda travma yaratmıştır. Mia, sadece silahla öldürüp/yaralayan ve uzaklaşan tiplerdendi... Dale, buluşma yerine geldi ve araçtan inip Mia'ya seslendi. Mia, hiçbir şey söylemeden koşarak Dale'ye gitti ve sadece sarılıp ağlamaya başladı. Biraz ağlayıp rahatlamasını bekleyen Dale, Mia'ya konuşma yapar ve onu biraz da olsa sakinleştirir. Sakinleştirdikten sonra Florida'da olanları anlatır ve Dale'nin sessizliği, Mia'yı tedirgin etmeye başladığı sırada Dale'nin telefonu çaldı, arayan Armin'di, Owen'ın kuzeni... Dale, yerini konum ile paylaşıp onu da çağırır. Olaylar hakkında konuşulurken Armin geldi ve konuya dahil olarak konuşmaya başladı. Dale, "Tekrar Florida'ya gitmeyeceksiniz orası çok tehlikeli olmaya başladı."diyerek konuyu kapatmaya çalışır ancak kuzeni için endişelenen Armin, Dale'ye sert bir kafa atarak onu yere yıkar, Armin onu tehdit ederek konuşmaya başlayınca, Dale'nin cümlesi üzerine sinirlenen Mia, eliyle Dale'nin boğazına yapışır ve öfkeyle Dale'nin gözlerine bakarken; "Shoda veya Owen, oradan gelmemi isteyen veya bizden yardım isterlerse inan bana Dale, umurumda bile olmazsın. Shoda için her şeyi yaparım, o bana çok şey kattı anlıyor musun?" diyerek anlık sıkma şiddetini biraz daha arttırır ve elini kendine çekip doğrulur. Konuşmanın harareti yavaştan düşerken, Armin ile Dale ortamdan ayrılır.
Günler geçtikçe Mia'nın, Santos'ta olduğunu öğrenen Barsam, Mia'yı tekrar arayarak buluşma teklifinde bulundu ve artık bitmesini istediği için Mia, buluşmayı kabul eder. Barsam ile görüşme normalde şekilde sonlanırken, Barsam "Sana bir şey yapmalarına izin vermeyeceğim, merak etme" diyerek onda güven kazanmayı denese de Barsam onlardan birisiydi ve güveniyormuş gibi yaparak devam etti... 
Günler geçtikçe Kasparian ile buluşma gününün haberini her gün bekliyordu ancak haber gelmiyordu ve üstünden baskıların kalktığını anlayan Mia, rahat şekilde takılmaya devam etti... Travmasını yavaştan atlatmaya başladığı dönemde karın bölgesine ona, Shoda'yı anımsatacak bir dövme yaptırır ve yaşamına normal şekilde sürdürmeye başlamıştır...

eo95alb.png

Hobi;

  • Kafasına göre takılır.

rllt7d7.png

 

tarihinde ToreTTo tarafından düzenlendi
05.03. - Hikaye güncellemesi..
  • Beğen 4
gönderildi

rez

gönderildi

rez

gönderildi

rez

gönderildi

Kötü kadın

  • Üzücü 1
gönderildi

İyi kadın

 

  • Beğen 1
gönderildi

Milföy 🤩

  • Haha 1
gönderildi

Yamaha Von

  • Haha 1
gönderildi

Abim benim 🫣

 

  • Beğen 1
gönderildi

Güzel Tanıtım.

 

  • Teşekkürler! 1
Misafir
Bu konu kilitlenmiş, mesaj gönderemezsiniz.
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    • Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.
  • Son Reklamlar LIVE

    30s yenilenir • 15 reklam

    Enrico Sante
    20
    Enrico Sante ÇEVRİMİÇİ

    [ADS Güvenlik] Sende şehrin en iyi bodyguardı olmak istemez misin? İletişim: 578-122

    Danny Harrington
    7
    Danny Harrington ÇEVRİMİÇİ

    Halk dostu Lost Heaven BAR'da giriş ücreti yok! Malibu manzarasında biranızı yudumlamak ve şehrin en uygun fiyatlarında hizmet almak için adres Vespucci - Goma ST! No 781. ((/gps isyeri 781))

    Marina Westbrook
    17
    Marina Westbrook ÇEVRİMİÇİ

    Hayat kurtaranlar arasına katıl! Los Santos Fire & Medical Department yüksek maaş ve lojman imkânıyla yeni personel arıyor. İtfaiye Eri, Doktor, Psikiyatri ve Hemşire alımı devam ediyor. ((Los Santos Hükümeti > LSFMD > İşe Alım))

    Liana Nara
    57
    Liana Nara ÇEVRİMİÇİ

    [GROVE BAR] Venezuela başkanı burada bira içerken alındı, sende gel biranın keyfini çıkart! @269

    Tanisha Pearce
    28
    Tanisha Pearce ÇEVRİMİÇİ

    [Grove Bar] Sayın Donald Trump Venezuela başkanına saldırı emrini burada verdi, üstüne de keyif birası içti. @269

    Vance Fisher
    45
    Vance Fisher ÇEVRİMİÇİ

    [GROVE BAR] Gelmeyenin evine biz geliyoruz! Los Santos'un en nezih köşesinde bir viski iç. ((/gps isyeri 269))

    Liana Nara
    57
    Liana Nara ÇEVRİMİÇİ

    [GROVE BAR] Venezuela başkanı burada bira içerken alındı, sende gel biranın keyfini çıkart! @269

    Tanisha Pearce
    28
    Tanisha Pearce ÇEVRİMİÇİ

    [Grove Bar] Sayın Donald Trump Venezuela başkanına saldırı emrini burada verdi, üstüne de keyif birası içti. @269

    Enrico Sante
    20
    Enrico Sante ÇEVRİMİÇİ

    [ADS Güvenlik] Sende güvenlik olup saatte binlerce dolar kazanmak istemez misin?! İletişim: 578-122.

    Liana Nara
    57
    Liana Nara ÇEVRİMİÇİ

    [GROVE BAR] Venezuela başkanı burada bira içerken alındı, sende gel biranın keyfini çıkart! @269

    Tanisha Pearce
    28
    Tanisha Pearce ÇEVRİMİÇİ

    [Grove Bar] Sayın Donald Trump Venezuela başkanına saldırı emrini burada verdi, üstüne de keyif birası içti. @269

    Victor Kane
    23
    Victor Kane ÇEVRİMİÇİ

    (Ring of Fire) “Sushi mi, ramen mi? Fark etmez, hepsi alevden geçiyor!" @418

    Tajuana Breisacher
    20

    Yüksek maaş, lojman ve itibarlı bir meslek fırsatı! Los Santos Fire & Medical Department geleceğin kahramanını arıyor. İtfaiye Eri, Doktor, Psikiyatri, Hemşire pozisyonları için başvurular açık! ((Los Santos Hükümeti > LSFMD > İşe Alım))

    Cole Mercer
    19
    Cole Mercer ÇEVRİMİÇİ

    (Ring of Fire) “Sushi mi, ramen mi? Fark etmez, hepsi alevden geçiyor!" @418

    Liana Nara
    57
    Liana Nara ÇEVRİMİÇİ

    [GROVE BAR] Venezuela başkanı burada bira içerken alındı, sende gel biranın keyfini çıkart! @269

  • Blog Statistics

    • Total Blogs
      14
    • Total Entries
      676
  • Üye İstatistikleri

    • Toplam Üye
      8,531
    • Çevrimiçi Rekoru
      3,400

    RRisus
    En Yeni Üye
    RRisus
    Kayıt tarihi
  • İletiler

    • Ravenna
    • Ravenna
    • Ravenna
    • Ravenna
      Gavran Todorov   Gavran Todorov 23 Nisan 2001’de Sırbistan’da dünyaya geldi. Todorov soyadı daha küçük yaşlardan itibaren onun üzerinde bir “gölge” gibi durdu. Bu soyadın ağırlığı vardı… ama Gavran hiçbir zaman o ağırlığı bağırarak taşıyanlardan olmadı. O, daha çok susarak taşımayı öğrendi. Ailesi onun “amca tarafı” olduğu için, doğrudan merkezde büyümese de Todorovların dünyası onun evinin kapısından eksik olmazdı. Bazen bir akşam yemeğinde masaya oturan adamların konuşmaları, bazen gecenin bir saatinde gelen telefonlar, bazen de herkesin bir anda sessizleşmesi… Gavran küçükken bile bunun “normal” bir aile düzeni olmadığını fark ederdi. Yine de panikleyen bir çocuk olmadı. Tam tersine; o yaşlarda bile gözlem yapmayı, dinlemeyi ve insanları okumayı kendine alışkanlık haline getirdi.   Çocukluğu: Sessiz ama Parlak Bir Zihin Gavran çocukken diğer çocuklar gibi sürekli koşturan, bağıran bir tip değildi. O daha çok kenarda durur, bir şeyi inceler, sonra doğru anda konuşurdu. Oyuncakları bile sıraya dizip düzen kurardı. Hatta aile içinde birileri şaka yollu “Bu çocuk büyüyünce ya avukat olur ya da başımıza bela olur” derdi. Ama Gavran bela olmayı hiç seçmedi. Çünkü o, gücün sadece yumrukla değil, cümleyle de kurulduğunu erken yaşta anladı. Evde tartışma çıktığında bağıranlar değil, sakin kalanlar kazanıyordu. Gavran bunu gördü ve kendine bir kural koydu: “Ben sesimi değil, aklımı yükselteceğim.” Küfür etmeyi sevmezdi. Çocukken bile ağzından kötü söz çıkmazdı. Çıkarsa da hemen toparlar, utanırdı. Onun yerine bakışlarıyla tepki verirdi. İnsanlar bazen onun o sakinliğini “çekingenlik” sanırdı ama Gavran çekingen değildi. Sadece gereksiz yere enerji harcamazdı.   Okul Çağı: Öğretmenlerin Sevdiği, Çocukların Merak Ettiği Çocuk Okul yıllarında Gavran iki şeyle tanındı: düzgün konuşması ve fazla olgun olması. Öğretmenler onu severdi çünkü derslerde akıllı sorular sorardı. Ama bu sorular “hava atmak” için değil, gerçekten anlamak içindi. Gavran’ın kafası hızlı çalışırdı, özellikle dil ve mantık konularında. Edebiyat dersinde düzgün cümle kurar, tarih dersinde olayların arkasındaki sebep-sonuç ilişkisini çözmeye çalışırdı. Arkadaş çevresi genişti ama “en yakın” dediği insan sayısı azdı. Çünkü Gavran herkese gülümseyebilirdi ama herkesin içine girmesine izin vermezdi. Birini gerçekten sevmesi için onun karakterini çözmesi gerekirdi. Okulda kavga çıkar mıydı? Çıkardı. Ama Gavran kavga eden taraf olmazdı. O daha çok kavga çıkmadan önce araya girip cümle kuran olurdu. Bazen iki kişi birbirine girecekken, Gavran sakin bir sesle: “Gerek yok… ikiniz de saçmalıyorsunuz.” derdi ve tuhaf şekilde ortam düşerdi. İnsanlar onun ağzından çıkan kelimeleri “ağır” bulurdu çünkü Gavran konuştu mu boş konuşmazdı.   Gençlik Dönemi: Beyefendilik Bir Maske Değil, Seçimdi Liseye geldiğinde Gavran’ın karakteri daha netleşti. O artık “sakin çocuk” değil, sakin ama etkili bir gençti. Dışarıdan bakınca problemsiz, temiz, düzgün bir delikanlı gibi dururdu. Ama Todorov soyadının getirdiği gerçekleri de inkâr etmezdi. Aile toplantılarında, büyüklerin konuşmalarında bir şey dikkatini çekmişti: Bazı adamlar gücü sadece korku ile kuruyordu. Bazıları ise saygı ile… Gavran ikinci türden olmak istedi. Çünkü korku geçiciydi. Saygı kalıcıydı. Gençlik döneminde sosyal hayatı da renkliydi. Kadınlarla iletişimi çok rahat gelişti. Ama bu rahatlık “laçkalık” değildi. Gavran kadınlarla konuşurken asla yükselmez, asla kaba olmazdı. İlgi gösterirken bile ölçülüydü. Flört onun için oyun değil, zarif bir iletişim biçimiydi. Bir mekânda oturduğunda dikkat çekerdi ama bunu “ben buradayım” diye bağırarak değil; varlığıyla yapardı. Kadınlara iltifat ederken ucuz cümle kurmazdı. Mesela biri güzel giyinmişse: “Tarzın fazla iddialı değil ama çok net… yakışmış.” derdi. Bu cümleler hem sade hem etkiliydi. Gavran’ın cazibesi tam da buradaydı: Abartmadan etkilemek. O dönemde kendini geliştirmek için çok şey yaptı. İnsan psikolojisini okumaya merak sardı. Pazarlık, ikna, konuşma teknikleri… Hepsini “hayat bilgisi” gibi görüyordu. Çünkü onun dünyasında hayatta kalmak için sadece güç değil, akıl gerekiyordu.   Todorov Ailesi İçindeki Yeri: Dışarıdan Yakın, İçeriden Temkinli Gavran Todorov ailesine yabancı değildi ama her zaman bir tık “farklıydı”. Bazı kuzenler sertti, bazıları deliydi, bazıları direkt saldırgandı… Gavran ise o ateşin yanında duran soğuk bir bıçak gibiydi. Aile içinde ona güvenenler vardı çünkü sır tutardı. Ama aynı zamanda bazıları da ondan çekinirdi çünkü Gavran: Gereksiz konuşmazdı Her şeyi görür gibi bakardı Birini kırmadan sınır çizerdi Onun en güçlü yanı şuydu: Kimseyle kavga etmeden üstünlük kurabilmesi.     Los Santos’a Gelişi: “Kaçış” Değil, Yeni Bir Sahne Gavran’ın Los Santos’a gelişi bir gecede alınmış ani bir karar değildi. Bu bir “kaçış” da değildi. Çünkü Gavran kaçan biri değildi. O, her zaman plan yapardı. Sırbistan’da işler zamanla daha karmaşık hale gelmeye başlamıştı. Aile içinde bazı anlaşmalar, bazı bağlantılar, bazı adamlar… Gavran bunun içinde boğulmak istemiyordu. Çünkü o kendi yolunu çizmek istiyordu. Los Santos onun için bir fırsattı: Daha büyük bir şehir Daha fazla insan Daha fazla ihtimal Ve en önemlisi… daha fazla “oyun alanı” Ama Los Santos aynı zamanda tehlikeliydi. Gavran bunu bilerek gitti. Çünkü o tehlikeyi sevdiği için değil, tehlikeyi yönetebildiği için oraya adım attı. Şehre ilk geldiğinde gözleri hemen çevreyi okumaya başladı. Hangi sokakta kim var, kim kiminle, kim nerede güçlü… Gavran Los Santos’u bir şehir gibi değil, bir satranç tahtası gibi gördü. İlk günlerinde çok dikkat çekmedi. Bir süre sessiz kaldı. Mekânlara gitti, insanları izledi, ortamı kokladı. Çünkü Gavran’ın tarzı şuydu: Önce dinle, sonra konuş. Önce izle, sonra hareket et. Los Santos’ta kendine yeni bir düzen kurdu. Bazı işlere girdi, bazı bağlantılar kurdu. Ama bunu “mafya çocuğu” gibi yapmadı. O, daha çok şehirdeki düzgün insanlarla, iş dünyasıyla, gece hayatının görünmeyen tarafıyla ilişki kurdu. Lounge barlar, otel restoranları, özel partiler… Gavran bu tarz ortamlarda çok rahat hareket ederdi. Çünkü o mekanlar onun diliydi. İnsanlar bağırarak güç göstermeye çalışırken, Gavran bir bardak içkiyle oturup karşısındakini konuşturarak her şeyi öğrenirdi.   Gavran’ın Los Santos’taki Amacı Gavran Los Santos’a bir şey kurmaya geldi. Kendini ispat etmeye değil… Kendini inşa etmeye geldi. Aile bağlarını koparmadı ama kendini tamamen aileye de zincirlemedi. Todorov soyadı ona kapı açıyordu, evet… ama Gavran o kapıdan girerken bile kendi kurallarını taşıyordu. Los Santos’ta onun hedefi şuydu: Güvenilir bir isim olmak İnsanların ona “beyefendi” demesi Ve bu beyefendiliğin altında ciddi bir güç olduğunu hissettirmek Çünkü Gavran’ın tarzı sertlik değil, zarafetle korkutmaktı. Ve şehrin içinde yavaş yavaş şu söylenti yayılmaya başladı: “Todorovlardan biri gelmiş… ama bu farklı. Bu bağırmıyor… gülümseyerek kazanıyor.”     Hobiler & İlgi Alanları Satranç / strateji oyunları (kafası hep çalışır) Kaliteli içki kültürü (viski, şarap vs. tadım) Klasik müzik + lo-fi (kafa dinlemek için) Gece şehir sürüşleri (tek başına, sakin) Kitap okuma: psikoloji, insan davranışları, iş dünyası Şık mekanlar: lounge, otel barı, sessiz yerler   Yetenekleri / Güçlü Yanları İnsanları hızlı analiz eder Pazarlık ve ikna konusunda iyidir Sessiz kaldığında bile baskı kurabilir Plan yapmayı sever, plansız işten hoşlanmaz Sadakat onun için önemlidir (ama kör sadakat değil)   Dış Görünüş / Aura Genelde temiz giyinir, klasik tarzı sever. Saat, parfüm, detay takıntısı vardır. Ortamda sigara içiyorsa bile “cool” durur, bağırmaz çağırmaz. Göz teması kuvvetlidir, konuşurken insanı kilitler.   Kişilik & Karakteristik Özellikler Nazik ve kontrollü: Asla gereksiz yükselmez, sinirini dışarı kusmaz. Zeki ve stratejik: Konuşmadan önce düşünür, konuşurken hedefi bellidir. Neredeyse hiç küfür etmez: Küfür yerine ince bir iğneleme kullanır, daha etkili olur. Karizmatik ama sakin: Gösteriş yapmaz, zaten kendini belli eder. Soğukkanlı: Panik yapmaz, kriz anında bile rahat durur. Güven veren biri: İnsanlar onun sözünü “boş konuşmaz” diye dinler.
    • fieL
      RUHSATINIZ ONAYLANDI Ruhsatınız City of Los Santos Government tarafından onaylanmış ve aktifliği başlamıştır, bu süreçten sonra ruhsatınızın takibini yapmak sizin sorumluluğunuzda olup, yapmamanız halinde cezai işlemlere tabii tutulabilirsiniz. En kısa sürede fiziki ruhsatınız teslim edilecektir. (( @Quanze ))     City Planning Division Deputy Director Ryan Latshaw
  • En Çok Katkı Verenler

    1. fieL
      fieL
      2873
    2. kwo
      kwo
      1966
    3. Asap
      Asap
      1661
    4. Boreki
      Boreki
      1557
    5. Izanagi
      Izanagi
      1540
  • Aktif Kullanıcılar

    1. 1
      Manifesto
      Manifesto
      156
    2. 2
      Lyrasxd
      Lyrasxd
      134
    3. 3
      Asap
      Asap
      121
    4. 4
      Wooser
      Wooser
      118
    5. 5
      atomfurki
      atomfurki
      93
×
×
  • Yeni Oluştur...

Önemli Bilgilendirme

Terms of UseGizlilik Politikası