Jump to content

Sergio Bianchi - (Bir Günlük Kaydı)


Önerilen İletiler

  • Yetkili
gönderildi

Başarılar 💯

  • Beğen 1
gönderildi

Başarılar aslan dostum 🤠

  • Beğen 1
gönderildi

Başarılar kardeşiiim!

 

  • Beğen 1
gönderildi

IMG_1354.png

gönderildi

IMG_1388.png

gönderildi

IMG_1389.png

gönderildi

Merhaba sevgili günlük,

Bugün yine sana anlatacaklarım var. Sessizliğinle bana yoldaşlık etmeni, içimdeki ağırlığı kelimelerle biraz hafifletmeni istiyorum.

 

Sabah, gözlerimi huzurlu bir sessizlikle açtım. Güneş perde aralığından usulca süzülüyordu. Güzel bir duş aldım; sanki o ılık su, üzerimdeki yorgunluğun izlerini bir süreliğine silip götürdü. Sessiz bir sokakta, köşedeki fırından taze kruvasan aldım. Yanında iyi demlenmiş bir espresso… Kahvaltım, bana Milano’yu anımsattı—memleketi, köklerimi.

 

Şehir biraz tenhaydı. Sahile indim, rüzgâr yüzümü okşarken birkaç yudum bira içtim. Bugün kendime küçük bir iyilik yapmak istemiştim. Gün, dingin ilerliyordu. Ama o huzur çok uzun sürmedi.

 

Hastaneye mesaiye döndüğümde, ekip arkadaşlarımla kahve eşliğinde sohbet ediyorduk. Telsizden gelen o anonsla bütün hava değişti.

“Kod 0 – acil destek… Beş polis memuru GSW… Çoklu yaralı geliyor…”

Cümle bitmeden, herkes harekete geçti.

Koşuşturmaca, hazırlık, ameliyathane…

 

Kapıdan içeri giren sedyelerin üzeri kanla kaplıydı.

Yerlere damlayan kanlar, gecenin hikâyesini çoktan yazmıştı bile.

Geçen gece elimde kaybettiğim can aklıma geldi—o çaresizlik, o boşluk…

Bu kez kaybetmemeye yemin ettim.

 

Dört polis memurunu ameliyata aldım.

Saatlerce süren mücadele…

Ellerim titremedi bu sefer.

Kendimi kontrol ettim.

Her dikişte, her müdahalede içimden bir parça daha verdim.

Ama değdi.

Hepsi yaşadı.

O ameliyathaneden çıktığımda, ilk defa gerçek anlamda başarmış gibi hissettim.

Kendimle gurur duydum.

Gözlerim doldu ama akmadı—çünkü artık içime akıtmaya alıştım.

 

Derin bir nefes alıp üzerimi değiştirirken, yeni bir telaş yükseldi.

Meğer getirilen suçlulardan biri kaçmış.

O sırada acilin içinde Çavuş McClein’le karşı karşıya geldik.

Gerilim yüksekti.

Kelimelerimizi seçemedik.

Sadece bağırdık.

Ama bir sınır vardı, onu geçmedik.

Sonra sustuk.

Birbirimizin gözlerinde gördük yorgunluğu, öfkeyi, sorumluluğu…

Ve bir şey söylemeden yürüyüp gittik.

 

O an fark ettim…

Ameliyatlar kadar, insan ilişkileri de hassas.

Doğru yerden tutmazsan, dağılır.

İnsan kalmak, en çok da en kırılgan anlarda anlam buluyor.

 

— Bu sayfa da burada bitti.

Bugün, kendimle barışık bir uyku hak ediyorum.

Gözlerimi kapatmadan önce tek bir cümle bırakmak istiyorum buraya:

“Yaraları saran ellerin de bazen sarılmaya ihtiyacı vardır.”

 

Defteri kapatıyorum. Bu gece böyle kalsın.. 

IMG_1391.png

gönderildi (düzenlendi)

Gecenin Sessizliğinde

 

Selam sevgili anı defterim,
Bugün seni yeniden açtım. Parmak uçlarım sayfalarında gezinirken, senin o tanıdık sessizliğinde bir dostun sıcaklığını hissettim. Sana anlatacaklarım var; geceyle gelen, içimde yer eden, biraz buruk, biraz tatlı bir hikâye… Hazırsan başlıyorum.

——————

 

Dün geceydi…
Mesaimi yeni bitirmiştim. O kan kokan saatlerin ardından yorgun bedenimi biraz olsun rahatlatmak için hastaneden ayrıldım. İçimde, birden fazla hayatı kurtarmanın gururu vardı; ama bir o kadar da ağır bir yük… Kod 0 ile açılmıştı gece. 5 polis memuru, ağır yaralı olarak getirildi. GSW vakaları, kurşun yaraları, kan… her yerde kan…
O anlarda ellerim titremedi, gözüm kararmadı. Birkaç gün önce kaybettiğim can hâlâ kalbimi sıkıştırırken bu kez başardım. 4 memuru ameliyata aldım, dakikalarca savaştım. Her bir dikişte, her bir nefeste içimden “yaşamalısın” diye haykırdım.
Ve yaşadılar.
Bu benim küçük ama değerli zaferimdi. O ameliyathaneden çıktığımda, kan ter içinde ama gururla doluydum.

Şehrin gürültüsünden ve insanların yorucu yüzlerinden uzaklaşmak istedim. Direksiyonu tanıdık bir huzura kırdım; kasabanın sahiline. Dalga sesleriyle karışık o tuzlu hava, yüzümde serin bir dokunuş bıraktı. Kafamı dağıtmak, sadece denizi izleyip birkaç bira içmekti niyetim. Ama işler öyle gelişmedi.

Telefonum çaldı.
Arayan Hanna’ydı.
Sesi yumuşaktı, belli ki onun da içi doluydu. “Neredesin?” diye sordu. Ona planımı söyledim. “Sana katılsam olur mu?” dedi. Elbette dedim, ona konumu attım.
Yolda bir şişe tekila aldım, litrelik. Manavdan birkaç taze limon, biraz da tuz… Shot kadehlerini hazırladım, tuzladım. Ve onu beklerken bir sigara yaktım. Gökyüzüne uzanan dumanın arasında kafamda sadece sakinlik vardı.

Sonra geldi.
Arabama atladı, göz göze geldik. Gülümsedi.
“Hiç tekila içtin mi?” dedim.
“Hayır,” dedi, gülerek.

Gece böylece başladı…
İlk shot, ardından limon… sonra viski, ardından bir bira. Kahkahalarımız gecenin içinde yankılandı. Dalgalar, ay ışığı, rüzgâr… hepsi sahneydi sanki. Hanna’nın saçları yüzüne düşüyordu sürekli. Elimle düzeltmek istedim ama yapmadım.
O an fark ettim.
Çok uzun zamandır ilk kez, kalbim o eski sıcaklığı hissetti. Üniversite yıllarında, barda tanıştığım o kadının bana hissettirdiklerini… ama bu daha başka, daha saf bir şeydi.

Açılmak istedim. Ama korktum.
Ya söylersem ve giderse?
Ya en iyi anlaştığım, kafa dengim dediğim bu kadını kaybedersem?

O gece denize girdik. Hanna yüzme bilmiyormuş. Omzuma aldı kendini. Hafifti. Gülüyordu. Suyun içindeyken bile kahkaha atıyordu. Sahile çıktık, ıslanmıştı. “Üşüyorum,” dedi.
Arabaya bindik, eve gittik.
Ona sıcak bir duş aldırdım. Kendi tişörtlerimden birini verdim. Minik elleriyle üzerini çekiştirerek giydi. Üzerine bir pike örttüm.
“Burada kal istersen,” dedim.
Yattı. Uyudu.
Ben salonda kaldım. Sırtım koltukta, gözüm tavanda…
Ama aklım Hanna’nın gülüşünde…

O geceyi düşündüm defterim.
Belki de gerçekten bavulumu yere bırakmam için bir sebep bulmuşumdur.
Sen ne dersin, sevgili sırdaşım?
Yoksa ben hâlâ hayallerle mi konuşuyorum?
————————
Not:
Bazen sadece bir an, bir gülüş, bir bakış, hayatta büyük değişimlere sebep olabilir. Belki de bu gece, yalnızca kendimi bulmam için bir işaretti. Kim bilir, belki de bu yazdıklarım, bir gün sadece bir hatıra olur. Ama şu an, bu satırlar, beni anlamanın bir yolu gibi geliyor. Kimseye açamadığım, paylaşamadığım bir içsel dünyamı sana anlatıyorum. Yalnızca bir defterim sensin ve bana hep dost olacaksın…

tarihinde 𝓕𝓾𝓻𝓲𝓷𝓪 tarafından düzenlendi
  • Beğen 1
gönderildi

image.jpeg

gönderildi

IMG_1476.jpeg

Misafir
Bu konu kilitlenmiş, mesaj gönderemezsiniz.
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    • Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.
  • Son Reklamlar LIVE

    30s yenilenir • 15 reklam

    Enrico Sante
    20
    Enrico Sante ÇEVRİMİÇİ

    [ADS Güvenlik] Sende şehrin en iyi bodyguardı olmak istemez misin? İletişim: 578-122

    Danny Harrington
    7
    Danny Harrington ÇEVRİMİÇİ

    Halk dostu Lost Heaven BAR'da giriş ücreti yok! Malibu manzarasında biranızı yudumlamak ve şehrin en uygun fiyatlarında hizmet almak için adres Vespucci - Goma ST! No 781. ((/gps isyeri 781))

    Marina Westbrook
    17
    Marina Westbrook ÇEVRİMİÇİ

    Hayat kurtaranlar arasına katıl! Los Santos Fire & Medical Department yüksek maaş ve lojman imkânıyla yeni personel arıyor. İtfaiye Eri, Doktor, Psikiyatri ve Hemşire alımı devam ediyor. ((Los Santos Hükümeti > LSFMD > İşe Alım))

    Liana Nara
    57
    Liana Nara ÇEVRİMİÇİ

    [GROVE BAR] Venezuela başkanı burada bira içerken alındı, sende gel biranın keyfini çıkart! @269

    Tanisha Pearce
    28
    Tanisha Pearce ÇEVRİMİÇİ

    [Grove Bar] Sayın Donald Trump Venezuela başkanına saldırı emrini burada verdi, üstüne de keyif birası içti. @269

    Vance Fisher
    45
    Vance Fisher ÇEVRİMİÇİ

    [GROVE BAR] Gelmeyenin evine biz geliyoruz! Los Santos'un en nezih köşesinde bir viski iç. ((/gps isyeri 269))

    Liana Nara
    57
    Liana Nara ÇEVRİMİÇİ

    [GROVE BAR] Venezuela başkanı burada bira içerken alındı, sende gel biranın keyfini çıkart! @269

    Tanisha Pearce
    28
    Tanisha Pearce ÇEVRİMİÇİ

    [Grove Bar] Sayın Donald Trump Venezuela başkanına saldırı emrini burada verdi, üstüne de keyif birası içti. @269

    Enrico Sante
    20
    Enrico Sante ÇEVRİMİÇİ

    [ADS Güvenlik] Sende güvenlik olup saatte binlerce dolar kazanmak istemez misin?! İletişim: 578-122.

    Liana Nara
    57
    Liana Nara ÇEVRİMİÇİ

    [GROVE BAR] Venezuela başkanı burada bira içerken alındı, sende gel biranın keyfini çıkart! @269

    Tanisha Pearce
    28
    Tanisha Pearce ÇEVRİMİÇİ

    [Grove Bar] Sayın Donald Trump Venezuela başkanına saldırı emrini burada verdi, üstüne de keyif birası içti. @269

    Victor Kane
    23
    Victor Kane ÇEVRİMİÇİ

    (Ring of Fire) “Sushi mi, ramen mi? Fark etmez, hepsi alevden geçiyor!" @418

    Tajuana Breisacher
    20

    Yüksek maaş, lojman ve itibarlı bir meslek fırsatı! Los Santos Fire & Medical Department geleceğin kahramanını arıyor. İtfaiye Eri, Doktor, Psikiyatri, Hemşire pozisyonları için başvurular açık! ((Los Santos Hükümeti > LSFMD > İşe Alım))

    Cole Mercer
    19
    Cole Mercer ÇEVRİMİÇİ

    (Ring of Fire) “Sushi mi, ramen mi? Fark etmez, hepsi alevden geçiyor!" @418

    Liana Nara
    57
    Liana Nara ÇEVRİMİÇİ

    [GROVE BAR] Venezuela başkanı burada bira içerken alındı, sende gel biranın keyfini çıkart! @269

  • Blog Statistics

    • Total Blogs
      14
    • Total Entries
      676
  • Üye İstatistikleri

    • Toplam Üye
      8,531
    • Çevrimiçi Rekoru
      3,400

    RRisus
    En Yeni Üye
    RRisus
    Kayıt tarihi
  • İletiler

    • Ravenna
    • Ravenna
    • Ravenna
    • Ravenna
      Gavran Todorov   Gavran Todorov 23 Nisan 2001’de Sırbistan’da dünyaya geldi. Todorov soyadı daha küçük yaşlardan itibaren onun üzerinde bir “gölge” gibi durdu. Bu soyadın ağırlığı vardı… ama Gavran hiçbir zaman o ağırlığı bağırarak taşıyanlardan olmadı. O, daha çok susarak taşımayı öğrendi. Ailesi onun “amca tarafı” olduğu için, doğrudan merkezde büyümese de Todorovların dünyası onun evinin kapısından eksik olmazdı. Bazen bir akşam yemeğinde masaya oturan adamların konuşmaları, bazen gecenin bir saatinde gelen telefonlar, bazen de herkesin bir anda sessizleşmesi… Gavran küçükken bile bunun “normal” bir aile düzeni olmadığını fark ederdi. Yine de panikleyen bir çocuk olmadı. Tam tersine; o yaşlarda bile gözlem yapmayı, dinlemeyi ve insanları okumayı kendine alışkanlık haline getirdi.   Çocukluğu: Sessiz ama Parlak Bir Zihin Gavran çocukken diğer çocuklar gibi sürekli koşturan, bağıran bir tip değildi. O daha çok kenarda durur, bir şeyi inceler, sonra doğru anda konuşurdu. Oyuncakları bile sıraya dizip düzen kurardı. Hatta aile içinde birileri şaka yollu “Bu çocuk büyüyünce ya avukat olur ya da başımıza bela olur” derdi. Ama Gavran bela olmayı hiç seçmedi. Çünkü o, gücün sadece yumrukla değil, cümleyle de kurulduğunu erken yaşta anladı. Evde tartışma çıktığında bağıranlar değil, sakin kalanlar kazanıyordu. Gavran bunu gördü ve kendine bir kural koydu: “Ben sesimi değil, aklımı yükselteceğim.” Küfür etmeyi sevmezdi. Çocukken bile ağzından kötü söz çıkmazdı. Çıkarsa da hemen toparlar, utanırdı. Onun yerine bakışlarıyla tepki verirdi. İnsanlar bazen onun o sakinliğini “çekingenlik” sanırdı ama Gavran çekingen değildi. Sadece gereksiz yere enerji harcamazdı.   Okul Çağı: Öğretmenlerin Sevdiği, Çocukların Merak Ettiği Çocuk Okul yıllarında Gavran iki şeyle tanındı: düzgün konuşması ve fazla olgun olması. Öğretmenler onu severdi çünkü derslerde akıllı sorular sorardı. Ama bu sorular “hava atmak” için değil, gerçekten anlamak içindi. Gavran’ın kafası hızlı çalışırdı, özellikle dil ve mantık konularında. Edebiyat dersinde düzgün cümle kurar, tarih dersinde olayların arkasındaki sebep-sonuç ilişkisini çözmeye çalışırdı. Arkadaş çevresi genişti ama “en yakın” dediği insan sayısı azdı. Çünkü Gavran herkese gülümseyebilirdi ama herkesin içine girmesine izin vermezdi. Birini gerçekten sevmesi için onun karakterini çözmesi gerekirdi. Okulda kavga çıkar mıydı? Çıkardı. Ama Gavran kavga eden taraf olmazdı. O daha çok kavga çıkmadan önce araya girip cümle kuran olurdu. Bazen iki kişi birbirine girecekken, Gavran sakin bir sesle: “Gerek yok… ikiniz de saçmalıyorsunuz.” derdi ve tuhaf şekilde ortam düşerdi. İnsanlar onun ağzından çıkan kelimeleri “ağır” bulurdu çünkü Gavran konuştu mu boş konuşmazdı.   Gençlik Dönemi: Beyefendilik Bir Maske Değil, Seçimdi Liseye geldiğinde Gavran’ın karakteri daha netleşti. O artık “sakin çocuk” değil, sakin ama etkili bir gençti. Dışarıdan bakınca problemsiz, temiz, düzgün bir delikanlı gibi dururdu. Ama Todorov soyadının getirdiği gerçekleri de inkâr etmezdi. Aile toplantılarında, büyüklerin konuşmalarında bir şey dikkatini çekmişti: Bazı adamlar gücü sadece korku ile kuruyordu. Bazıları ise saygı ile… Gavran ikinci türden olmak istedi. Çünkü korku geçiciydi. Saygı kalıcıydı. Gençlik döneminde sosyal hayatı da renkliydi. Kadınlarla iletişimi çok rahat gelişti. Ama bu rahatlık “laçkalık” değildi. Gavran kadınlarla konuşurken asla yükselmez, asla kaba olmazdı. İlgi gösterirken bile ölçülüydü. Flört onun için oyun değil, zarif bir iletişim biçimiydi. Bir mekânda oturduğunda dikkat çekerdi ama bunu “ben buradayım” diye bağırarak değil; varlığıyla yapardı. Kadınlara iltifat ederken ucuz cümle kurmazdı. Mesela biri güzel giyinmişse: “Tarzın fazla iddialı değil ama çok net… yakışmış.” derdi. Bu cümleler hem sade hem etkiliydi. Gavran’ın cazibesi tam da buradaydı: Abartmadan etkilemek. O dönemde kendini geliştirmek için çok şey yaptı. İnsan psikolojisini okumaya merak sardı. Pazarlık, ikna, konuşma teknikleri… Hepsini “hayat bilgisi” gibi görüyordu. Çünkü onun dünyasında hayatta kalmak için sadece güç değil, akıl gerekiyordu.   Todorov Ailesi İçindeki Yeri: Dışarıdan Yakın, İçeriden Temkinli Gavran Todorov ailesine yabancı değildi ama her zaman bir tık “farklıydı”. Bazı kuzenler sertti, bazıları deliydi, bazıları direkt saldırgandı… Gavran ise o ateşin yanında duran soğuk bir bıçak gibiydi. Aile içinde ona güvenenler vardı çünkü sır tutardı. Ama aynı zamanda bazıları da ondan çekinirdi çünkü Gavran: Gereksiz konuşmazdı Her şeyi görür gibi bakardı Birini kırmadan sınır çizerdi Onun en güçlü yanı şuydu: Kimseyle kavga etmeden üstünlük kurabilmesi.     Los Santos’a Gelişi: “Kaçış” Değil, Yeni Bir Sahne Gavran’ın Los Santos’a gelişi bir gecede alınmış ani bir karar değildi. Bu bir “kaçış” da değildi. Çünkü Gavran kaçan biri değildi. O, her zaman plan yapardı. Sırbistan’da işler zamanla daha karmaşık hale gelmeye başlamıştı. Aile içinde bazı anlaşmalar, bazı bağlantılar, bazı adamlar… Gavran bunun içinde boğulmak istemiyordu. Çünkü o kendi yolunu çizmek istiyordu. Los Santos onun için bir fırsattı: Daha büyük bir şehir Daha fazla insan Daha fazla ihtimal Ve en önemlisi… daha fazla “oyun alanı” Ama Los Santos aynı zamanda tehlikeliydi. Gavran bunu bilerek gitti. Çünkü o tehlikeyi sevdiği için değil, tehlikeyi yönetebildiği için oraya adım attı. Şehre ilk geldiğinde gözleri hemen çevreyi okumaya başladı. Hangi sokakta kim var, kim kiminle, kim nerede güçlü… Gavran Los Santos’u bir şehir gibi değil, bir satranç tahtası gibi gördü. İlk günlerinde çok dikkat çekmedi. Bir süre sessiz kaldı. Mekânlara gitti, insanları izledi, ortamı kokladı. Çünkü Gavran’ın tarzı şuydu: Önce dinle, sonra konuş. Önce izle, sonra hareket et. Los Santos’ta kendine yeni bir düzen kurdu. Bazı işlere girdi, bazı bağlantılar kurdu. Ama bunu “mafya çocuğu” gibi yapmadı. O, daha çok şehirdeki düzgün insanlarla, iş dünyasıyla, gece hayatının görünmeyen tarafıyla ilişki kurdu. Lounge barlar, otel restoranları, özel partiler… Gavran bu tarz ortamlarda çok rahat hareket ederdi. Çünkü o mekanlar onun diliydi. İnsanlar bağırarak güç göstermeye çalışırken, Gavran bir bardak içkiyle oturup karşısındakini konuşturarak her şeyi öğrenirdi.   Gavran’ın Los Santos’taki Amacı Gavran Los Santos’a bir şey kurmaya geldi. Kendini ispat etmeye değil… Kendini inşa etmeye geldi. Aile bağlarını koparmadı ama kendini tamamen aileye de zincirlemedi. Todorov soyadı ona kapı açıyordu, evet… ama Gavran o kapıdan girerken bile kendi kurallarını taşıyordu. Los Santos’ta onun hedefi şuydu: Güvenilir bir isim olmak İnsanların ona “beyefendi” demesi Ve bu beyefendiliğin altında ciddi bir güç olduğunu hissettirmek Çünkü Gavran’ın tarzı sertlik değil, zarafetle korkutmaktı. Ve şehrin içinde yavaş yavaş şu söylenti yayılmaya başladı: “Todorovlardan biri gelmiş… ama bu farklı. Bu bağırmıyor… gülümseyerek kazanıyor.”     Hobiler & İlgi Alanları Satranç / strateji oyunları (kafası hep çalışır) Kaliteli içki kültürü (viski, şarap vs. tadım) Klasik müzik + lo-fi (kafa dinlemek için) Gece şehir sürüşleri (tek başına, sakin) Kitap okuma: psikoloji, insan davranışları, iş dünyası Şık mekanlar: lounge, otel barı, sessiz yerler   Yetenekleri / Güçlü Yanları İnsanları hızlı analiz eder Pazarlık ve ikna konusunda iyidir Sessiz kaldığında bile baskı kurabilir Plan yapmayı sever, plansız işten hoşlanmaz Sadakat onun için önemlidir (ama kör sadakat değil)   Dış Görünüş / Aura Genelde temiz giyinir, klasik tarzı sever. Saat, parfüm, detay takıntısı vardır. Ortamda sigara içiyorsa bile “cool” durur, bağırmaz çağırmaz. Göz teması kuvvetlidir, konuşurken insanı kilitler.   Kişilik & Karakteristik Özellikler Nazik ve kontrollü: Asla gereksiz yükselmez, sinirini dışarı kusmaz. Zeki ve stratejik: Konuşmadan önce düşünür, konuşurken hedefi bellidir. Neredeyse hiç küfür etmez: Küfür yerine ince bir iğneleme kullanır, daha etkili olur. Karizmatik ama sakin: Gösteriş yapmaz, zaten kendini belli eder. Soğukkanlı: Panik yapmaz, kriz anında bile rahat durur. Güven veren biri: İnsanlar onun sözünü “boş konuşmaz” diye dinler.
    • fieL
      RUHSATINIZ ONAYLANDI Ruhsatınız City of Los Santos Government tarafından onaylanmış ve aktifliği başlamıştır, bu süreçten sonra ruhsatınızın takibini yapmak sizin sorumluluğunuzda olup, yapmamanız halinde cezai işlemlere tabii tutulabilirsiniz. En kısa sürede fiziki ruhsatınız teslim edilecektir. (( @Quanze ))     City Planning Division Deputy Director Ryan Latshaw
  • En Çok Katkı Verenler

    1. fieL
      fieL
      2873
    2. kwo
      kwo
      1966
    3. Asap
      Asap
      1661
    4. Boreki
      Boreki
      1557
    5. Izanagi
      Izanagi
      1540
  • Aktif Kullanıcılar

    1. 1
      Manifesto
      Manifesto
      156
    2. 2
      Lyrasxd
      Lyrasxd
      134
    3. 3
      Asap
      Asap
      121
    4. 4
      Wooser
      Wooser
      118
    5. 5
      atomfurki
      atomfurki
      93
×
×
  • Yeni Oluştur...

Önemli Bilgilendirme

Terms of UseGizlilik Politikası