Jump to content

Red Dead Redemption 2


Önerilen İletiler

gönderildi

RDR2, 2018'de çıktı. Şimdi bu detaylara ve kaliteye bakacak olursak, acaba 2025 yılında çıkması planlanan GTA VI oyununda nasıl detaylar bizi bekliyor. Cidden çok merak ediyorum.

gönderildi

Bana göre oyun tarihinin gelmiş geçmiş en iyi üç oyunundan birisi. Oynanışı, karakterleri, müzikleri ve açık dünyasıyla belki de en iyisi olabilir. Ana hikayeyi bir çırpıda bitirmek yerine yan görevleri de yaparak ilerleyin, oyunun sonlarında ne demek istediğimi anlarsınız.

gönderildi

Efsaneler efsanesi..

  • Partner
gönderildi

Harika ötesi bir oyundur, tek kelime ile muhteşem bir şaheser.Oynamayan varsa mutlaka bu başyapıtı deneyimlemesi gerekiyor. Arthur Morgan... Van Der Lindes most trusted associate. 

gönderildi

RDR 2 oynayana kadar Witcher 3'ü yere göğe sığdıramazdım. Yazı bu kadar.

  • 4 hafta sonra...
gönderildi

Herkes eski zamanlarda Arthur Morgan olmak ister. 🤠

  • 2Ay Sonra...
gönderildi (düzenlendi)

Normal bir oyunu bitsin diye oynarsın bitirme amacı güdersin fakat rdr 2 bitmesin diye çaba gösterdiğiniz bir oyun

tarihinde lLastorosa tarafından düzenlendi
gönderildi

Oysa bir an ansızın RDR2 Vice? 

  • 2Ay Sonra...
gönderildi

Arada Online platformuna girip etrafta gezindiğim oyundur, ötesi yok...

gönderildi (düzenlendi)

Dutch van der Linde: İdeallerden Çöküşe Giden Yol

 

Red Dead Redemption serisi, derin karakter gelişimiyle öne çıkıyor ve Dutch van der Linde, bu serinin belki de en karmaşık karakteri. Başlangıçta, idealist bir lider, özgürlüğü ve adaleti savunan bir adam olarak tanıdık onu. Ancak, Dutch’in hikayesi bir iyi adamın kötüye giden yolunu anlatıyor. En başında gerçekten inandığı bir şey vardı: Birlikte güçlü olacağız, özgür olacağız. Ama yolculuğu, zamanla hem kendi içsel çatışmalarının hem de dış dünyadan gelen baskıların etkisiyle kararmaya başladı.

 

“I gave you all I had, all of you!” - Dutch’ın Çöküşü
 

 

RDR2’nin sonlarına geldiğimizde, Dutch’ın içindeki liderlik gücü tamamen sarsılmıştı. Kamp çökmüş, arkadaşları ona sırtını dönmüş, Arthur ve John’un sadakati giderek zayıflamıştı. O noktada, Dutch’ın son çırpınışlarından biri, Arthur’a haykırdığı bu meşhur cümle oldu:

 

“I gave you all I had, all of you!”

 

Bu cümle, Dutch’ın çöküşünün simgesidir. Zamanında ona inanan, onu izleyen insanlar, artık ona sırt çevirmişti. Ama bu, sadece bir savunma değildi, aynı zamanda bir teslimiyetin ifadesiydi. Dutch, elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştı—ama her şeyin nasıl ve neden bozulduğunu anlamadan, kontrolü kaybetti. Bu noktada, içsel çatışmaları ve hataları bir araya gelerek onu tamamen tüketti.

 

Ve ardından, Arthur’un ölmeden önce ona söylediği son sözler:

 

“I gave you all I had.”

 

Dutch, bu sözleri duyduğunda, bir an gerçekten fark etti. Ama artık çok geçti. Kelimenin tam anlamıyla bir şeyleri kaybetmişti, ama o an bile, içindeki liderliğin son kırıntıları, onun doğruyu yapmaya yetmedi. Bir şeyleri düzeltme çabası, ancak daha fazla hata yapmasına yol açtı. Ve ilk kez, “Ben… Ben…” diyerek sustu. Dutch, iyi adam olmayı çok isteyen ama yolları kaybolmuş bir adam olarak, sadece sessiz kaldı. İçsel boşluğunda, kaybolan ideallerinin ağırlığı altında eziliyordu.

 

Micah’ı Öldürürken: İntikam mı, Son Bir Çabamı?

 

Micah’ın öldürülmesi, aslında Dutch’in karakterindeki çöküşün en dramatik anlarından biridir. RDR2’nin sonunda, John, Dutch’a neden burada olduğunu sorar. Dutch, çok basit ama çok önemli bir şekilde yanıtlar:

 

“Seninle aynı sebepten buradayım.”

 

Burada Dutch, aslında Micah’ı öldüreceğini daha en başından belli eder. O an, Arthur’un intikamını almak bir anlamda Dutch’ın son çabasıydı. Ama bu, bir zafer değildi, çünkü artık gerçekten bir şey kazandığını hissedemezdi. O kadar ileri gitmişti ki, kendi vicdanı ve kaybolan idealleriyle yüzleşme zamanı gelmişti.

 

Micah vurulduğunda, Dutch’ın Arthur’un intikamını alması, kendi içindeki kaybolan idealin, kendi kurduğu düzenin son bir çırpınışıdır. Ama bunu yaptıktan sonra, bir şey daha fark etti: Geçmişiyle artık yüzleşmiş olsa da, her şeyin yıkılması geri alınamaz bir noktaya gelmişti. Bu, yalnızca son bir çözülmeydi.

 

Dutch, John’a bakarak hiçbir şey söylemeden gitti. Sessizce ve derinden. Çünkü ne söylese bir anlamı olmayacaktı.

 

“Ben… Ben…”

 

Dutch’ın Ölüm Sahnesi: Son Bir Bağ

 

 

 

Dutch’ın ölümü, Red Dead Redemption 1’nin en trajik ve en anlamlı anlarından biridir. Ancak bu sahne, sadece Dutch’in sonunun başlangıcı değil, aynı zamanda John’un ona duyduğu derin saygıyı ve sevgiyi de açığa çıkaran bir an.

 

Dutch, John’a “Bir plan yaptım” dediğinde, John’un verdiği cevap “Her zaman bir planın var” aslında çok derin bir anlam taşır. Bu cümle, John’un hala Dutch’ı sevdiğini ve ona derinlemesine saygı duyduğunu farkında olmadan gösterdiği bir andır.

 

Sonrasında Dutch, silahını atar ve John, silahını indirip kılıfına koyar. Bu hareket, John’un içindeki karışık duyguları yansıtır. Dutch, ona her zaman rehberlik etmiş ve onu büyütmüştür. Ve son bir kez Dutch’ın söyledikleriyle John’u gelecekte bekleyen tehlikelere karşı uyarmaktadır.

 

Dutch’ın bu son hamlesi, aynı zamanda bir uyarıdır: “Gerçekten özgür olamayacağız. Her şeyin bedelini ödeyeceğiz.”  Bu, sadece bir liderin düşüşü değil, aynı zamanda bir arkadaşın ve öğretmenin son veda anıdır.

 

İyi Bir Adamın Kötüye Gidişi
 

 

Dutch van der Linde’nin hikayesi, iyi bir adamın kötüye gidişinin trajik bir öyküsüdür. Başlangıçta, birlikte özgürlük peşinden giden, doğru bildiği için savaşan bir liderdi. Ama zamanla, kararları, yalanları, hataları onu içine hapseden bir labirente dönüştü. İdeallerin peşinden gitmek yerine, kendi hatalarını düzeltmeye çalışan bir adam haline geldi.

 

Arthur’un ölümünden sonra, “Ben… Ben…” diyerek sustu. Micah’ı öldürürken “Ben… Ben…” diye sayıklayan John'a sadece bakarak, hiçbir şey söylemeden yürüyerek gitti. O anlar, Dutch’in artık kaybolmuş bir adam olduğunu, içindeki iyiliği ve liderliği son bir defa hissetmek için yaptığı çabaların boşuna olduğunu anlatıyordu.

 

Micah öldü, Arthur öldü… Ama Dutch? Dutch hala hayatta. Ve en büyük cezası, ölü olmayan bir yaşamın acısıydı. Ne zaman doğru bir şey yapmaya kalksa, daha da batıyordu. Çünkü geriye dönüp bakınca, hepsi sadece birer hataydı.

 

Benim için her zaman çok ayrı bir yeri olacak, muhteşem bir hikaye. 

tarihinde akinakitsune tarafından düzenlendi

Görüşmeye katıl

Şimdi yayınlayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Bir hesabınız varsa, şimdi oturum açın.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömüldü.   Bunun yerine bağlantı olarak görüntüle

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Editör içeriğini temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    • Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.
  • Son Reklamlar LIVE

    30s yenilenir • 15 reklam

    Danny Harrington
    7
    Danny Harrington ÇEVRİMİÇİ

    Halk dostu Lost Heaven BAR'da giriş ücreti yok! Malibu manzarasında biranızı yudumlamak ve şehrin en uygun fiyatlarında hizmet almak için adres Vespucci - Goma ST! No 781. ((/gps isyeri 781))

    Marina Westbrook
    17
    Marina Westbrook ÇEVRİMİÇİ

    Hayat kurtaranlar arasına katıl! Los Santos Fire & Medical Department yüksek maaş ve lojman imkânıyla yeni personel arıyor. İtfaiye Eri, Doktor, Psikiyatri ve Hemşire alımı devam ediyor. ((Los Santos Hükümeti > LSFMD > İşe Alım))

    Liana Nara
    57
    Liana Nara ÇEVRİMİÇİ

    [GROVE BAR] Venezuela başkanı burada bira içerken alındı, sende gel biranın keyfini çıkart! @269

    Tanisha Pearce
    28
    Tanisha Pearce ÇEVRİMİÇİ

    [Grove Bar] Sayın Donald Trump Venezuela başkanına saldırı emrini burada verdi, üstüne de keyif birası içti. @269

    Vance Fisher
    45
    Vance Fisher ÇEVRİMİÇİ

    [GROVE BAR] Gelmeyenin evine biz geliyoruz! Los Santos'un en nezih köşesinde bir viski iç. ((/gps isyeri 269))

    Liana Nara
    57
    Liana Nara ÇEVRİMİÇİ

    [GROVE BAR] Venezuela başkanı burada bira içerken alındı, sende gel biranın keyfini çıkart! @269

    Tanisha Pearce
    28
    Tanisha Pearce ÇEVRİMİÇİ

    [Grove Bar] Sayın Donald Trump Venezuela başkanına saldırı emrini burada verdi, üstüne de keyif birası içti. @269

    Enrico Sante
    20
    Enrico Sante ÇEVRİMİÇİ

    [ADS Güvenlik] Sende güvenlik olup saatte binlerce dolar kazanmak istemez misin?! İletişim: 578-122.

    Liana Nara
    57
    Liana Nara ÇEVRİMİÇİ

    [GROVE BAR] Venezuela başkanı burada bira içerken alındı, sende gel biranın keyfini çıkart! @269

    Tanisha Pearce
    28
    Tanisha Pearce ÇEVRİMİÇİ

    [Grove Bar] Sayın Donald Trump Venezuela başkanına saldırı emrini burada verdi, üstüne de keyif birası içti. @269

    Victor Kane
    23
    Victor Kane ÇEVRİMİÇİ

    (Ring of Fire) “Sushi mi, ramen mi? Fark etmez, hepsi alevden geçiyor!" @418

    Tajuana Breisacher
    20

    Yüksek maaş, lojman ve itibarlı bir meslek fırsatı! Los Santos Fire & Medical Department geleceğin kahramanını arıyor. İtfaiye Eri, Doktor, Psikiyatri, Hemşire pozisyonları için başvurular açık! ((Los Santos Hükümeti > LSFMD > İşe Alım))

    Cole Mercer
    19
    Cole Mercer ÇEVRİMİÇİ

    (Ring of Fire) “Sushi mi, ramen mi? Fark etmez, hepsi alevden geçiyor!" @418

    Liana Nara
    57
    Liana Nara ÇEVRİMİÇİ

    [GROVE BAR] Venezuela başkanı burada bira içerken alındı, sende gel biranın keyfini çıkart! @269

    Tanisha Pearce
    28
    Tanisha Pearce ÇEVRİMİÇİ

    [Grove Bar] Sayın Donald Trump Venezuela başkanına saldırı emrini burada verdi, üstüne de keyif birası içti. @269

  • Blog Statistics

    • Total Blogs
      14
    • Total Entries
      676
  • Üye İstatistikleri

    • Toplam Üye
      8,531
    • Çevrimiçi Rekoru
      3,400

    RRisus
    En Yeni Üye
    RRisus
    Kayıt tarihi
  • İletiler

    • Ravenna
    • Ravenna
    • Ravenna
    • Ravenna
      Gavran Todorov   Gavran Todorov 23 Nisan 2001’de Sırbistan’da dünyaya geldi. Todorov soyadı daha küçük yaşlardan itibaren onun üzerinde bir “gölge” gibi durdu. Bu soyadın ağırlığı vardı… ama Gavran hiçbir zaman o ağırlığı bağırarak taşıyanlardan olmadı. O, daha çok susarak taşımayı öğrendi. Ailesi onun “amca tarafı” olduğu için, doğrudan merkezde büyümese de Todorovların dünyası onun evinin kapısından eksik olmazdı. Bazen bir akşam yemeğinde masaya oturan adamların konuşmaları, bazen gecenin bir saatinde gelen telefonlar, bazen de herkesin bir anda sessizleşmesi… Gavran küçükken bile bunun “normal” bir aile düzeni olmadığını fark ederdi. Yine de panikleyen bir çocuk olmadı. Tam tersine; o yaşlarda bile gözlem yapmayı, dinlemeyi ve insanları okumayı kendine alışkanlık haline getirdi.   Çocukluğu: Sessiz ama Parlak Bir Zihin Gavran çocukken diğer çocuklar gibi sürekli koşturan, bağıran bir tip değildi. O daha çok kenarda durur, bir şeyi inceler, sonra doğru anda konuşurdu. Oyuncakları bile sıraya dizip düzen kurardı. Hatta aile içinde birileri şaka yollu “Bu çocuk büyüyünce ya avukat olur ya da başımıza bela olur” derdi. Ama Gavran bela olmayı hiç seçmedi. Çünkü o, gücün sadece yumrukla değil, cümleyle de kurulduğunu erken yaşta anladı. Evde tartışma çıktığında bağıranlar değil, sakin kalanlar kazanıyordu. Gavran bunu gördü ve kendine bir kural koydu: “Ben sesimi değil, aklımı yükselteceğim.” Küfür etmeyi sevmezdi. Çocukken bile ağzından kötü söz çıkmazdı. Çıkarsa da hemen toparlar, utanırdı. Onun yerine bakışlarıyla tepki verirdi. İnsanlar bazen onun o sakinliğini “çekingenlik” sanırdı ama Gavran çekingen değildi. Sadece gereksiz yere enerji harcamazdı.   Okul Çağı: Öğretmenlerin Sevdiği, Çocukların Merak Ettiği Çocuk Okul yıllarında Gavran iki şeyle tanındı: düzgün konuşması ve fazla olgun olması. Öğretmenler onu severdi çünkü derslerde akıllı sorular sorardı. Ama bu sorular “hava atmak” için değil, gerçekten anlamak içindi. Gavran’ın kafası hızlı çalışırdı, özellikle dil ve mantık konularında. Edebiyat dersinde düzgün cümle kurar, tarih dersinde olayların arkasındaki sebep-sonuç ilişkisini çözmeye çalışırdı. Arkadaş çevresi genişti ama “en yakın” dediği insan sayısı azdı. Çünkü Gavran herkese gülümseyebilirdi ama herkesin içine girmesine izin vermezdi. Birini gerçekten sevmesi için onun karakterini çözmesi gerekirdi. Okulda kavga çıkar mıydı? Çıkardı. Ama Gavran kavga eden taraf olmazdı. O daha çok kavga çıkmadan önce araya girip cümle kuran olurdu. Bazen iki kişi birbirine girecekken, Gavran sakin bir sesle: “Gerek yok… ikiniz de saçmalıyorsunuz.” derdi ve tuhaf şekilde ortam düşerdi. İnsanlar onun ağzından çıkan kelimeleri “ağır” bulurdu çünkü Gavran konuştu mu boş konuşmazdı.   Gençlik Dönemi: Beyefendilik Bir Maske Değil, Seçimdi Liseye geldiğinde Gavran’ın karakteri daha netleşti. O artık “sakin çocuk” değil, sakin ama etkili bir gençti. Dışarıdan bakınca problemsiz, temiz, düzgün bir delikanlı gibi dururdu. Ama Todorov soyadının getirdiği gerçekleri de inkâr etmezdi. Aile toplantılarında, büyüklerin konuşmalarında bir şey dikkatini çekmişti: Bazı adamlar gücü sadece korku ile kuruyordu. Bazıları ise saygı ile… Gavran ikinci türden olmak istedi. Çünkü korku geçiciydi. Saygı kalıcıydı. Gençlik döneminde sosyal hayatı da renkliydi. Kadınlarla iletişimi çok rahat gelişti. Ama bu rahatlık “laçkalık” değildi. Gavran kadınlarla konuşurken asla yükselmez, asla kaba olmazdı. İlgi gösterirken bile ölçülüydü. Flört onun için oyun değil, zarif bir iletişim biçimiydi. Bir mekânda oturduğunda dikkat çekerdi ama bunu “ben buradayım” diye bağırarak değil; varlığıyla yapardı. Kadınlara iltifat ederken ucuz cümle kurmazdı. Mesela biri güzel giyinmişse: “Tarzın fazla iddialı değil ama çok net… yakışmış.” derdi. Bu cümleler hem sade hem etkiliydi. Gavran’ın cazibesi tam da buradaydı: Abartmadan etkilemek. O dönemde kendini geliştirmek için çok şey yaptı. İnsan psikolojisini okumaya merak sardı. Pazarlık, ikna, konuşma teknikleri… Hepsini “hayat bilgisi” gibi görüyordu. Çünkü onun dünyasında hayatta kalmak için sadece güç değil, akıl gerekiyordu.   Todorov Ailesi İçindeki Yeri: Dışarıdan Yakın, İçeriden Temkinli Gavran Todorov ailesine yabancı değildi ama her zaman bir tık “farklıydı”. Bazı kuzenler sertti, bazıları deliydi, bazıları direkt saldırgandı… Gavran ise o ateşin yanında duran soğuk bir bıçak gibiydi. Aile içinde ona güvenenler vardı çünkü sır tutardı. Ama aynı zamanda bazıları da ondan çekinirdi çünkü Gavran: Gereksiz konuşmazdı Her şeyi görür gibi bakardı Birini kırmadan sınır çizerdi Onun en güçlü yanı şuydu: Kimseyle kavga etmeden üstünlük kurabilmesi.     Los Santos’a Gelişi: “Kaçış” Değil, Yeni Bir Sahne Gavran’ın Los Santos’a gelişi bir gecede alınmış ani bir karar değildi. Bu bir “kaçış” da değildi. Çünkü Gavran kaçan biri değildi. O, her zaman plan yapardı. Sırbistan’da işler zamanla daha karmaşık hale gelmeye başlamıştı. Aile içinde bazı anlaşmalar, bazı bağlantılar, bazı adamlar… Gavran bunun içinde boğulmak istemiyordu. Çünkü o kendi yolunu çizmek istiyordu. Los Santos onun için bir fırsattı: Daha büyük bir şehir Daha fazla insan Daha fazla ihtimal Ve en önemlisi… daha fazla “oyun alanı” Ama Los Santos aynı zamanda tehlikeliydi. Gavran bunu bilerek gitti. Çünkü o tehlikeyi sevdiği için değil, tehlikeyi yönetebildiği için oraya adım attı. Şehre ilk geldiğinde gözleri hemen çevreyi okumaya başladı. Hangi sokakta kim var, kim kiminle, kim nerede güçlü… Gavran Los Santos’u bir şehir gibi değil, bir satranç tahtası gibi gördü. İlk günlerinde çok dikkat çekmedi. Bir süre sessiz kaldı. Mekânlara gitti, insanları izledi, ortamı kokladı. Çünkü Gavran’ın tarzı şuydu: Önce dinle, sonra konuş. Önce izle, sonra hareket et. Los Santos’ta kendine yeni bir düzen kurdu. Bazı işlere girdi, bazı bağlantılar kurdu. Ama bunu “mafya çocuğu” gibi yapmadı. O, daha çok şehirdeki düzgün insanlarla, iş dünyasıyla, gece hayatının görünmeyen tarafıyla ilişki kurdu. Lounge barlar, otel restoranları, özel partiler… Gavran bu tarz ortamlarda çok rahat hareket ederdi. Çünkü o mekanlar onun diliydi. İnsanlar bağırarak güç göstermeye çalışırken, Gavran bir bardak içkiyle oturup karşısındakini konuşturarak her şeyi öğrenirdi.   Gavran’ın Los Santos’taki Amacı Gavran Los Santos’a bir şey kurmaya geldi. Kendini ispat etmeye değil… Kendini inşa etmeye geldi. Aile bağlarını koparmadı ama kendini tamamen aileye de zincirlemedi. Todorov soyadı ona kapı açıyordu, evet… ama Gavran o kapıdan girerken bile kendi kurallarını taşıyordu. Los Santos’ta onun hedefi şuydu: Güvenilir bir isim olmak İnsanların ona “beyefendi” demesi Ve bu beyefendiliğin altında ciddi bir güç olduğunu hissettirmek Çünkü Gavran’ın tarzı sertlik değil, zarafetle korkutmaktı. Ve şehrin içinde yavaş yavaş şu söylenti yayılmaya başladı: “Todorovlardan biri gelmiş… ama bu farklı. Bu bağırmıyor… gülümseyerek kazanıyor.”     Hobiler & İlgi Alanları Satranç / strateji oyunları (kafası hep çalışır) Kaliteli içki kültürü (viski, şarap vs. tadım) Klasik müzik + lo-fi (kafa dinlemek için) Gece şehir sürüşleri (tek başına, sakin) Kitap okuma: psikoloji, insan davranışları, iş dünyası Şık mekanlar: lounge, otel barı, sessiz yerler   Yetenekleri / Güçlü Yanları İnsanları hızlı analiz eder Pazarlık ve ikna konusunda iyidir Sessiz kaldığında bile baskı kurabilir Plan yapmayı sever, plansız işten hoşlanmaz Sadakat onun için önemlidir (ama kör sadakat değil)   Dış Görünüş / Aura Genelde temiz giyinir, klasik tarzı sever. Saat, parfüm, detay takıntısı vardır. Ortamda sigara içiyorsa bile “cool” durur, bağırmaz çağırmaz. Göz teması kuvvetlidir, konuşurken insanı kilitler.   Kişilik & Karakteristik Özellikler Nazik ve kontrollü: Asla gereksiz yükselmez, sinirini dışarı kusmaz. Zeki ve stratejik: Konuşmadan önce düşünür, konuşurken hedefi bellidir. Neredeyse hiç küfür etmez: Küfür yerine ince bir iğneleme kullanır, daha etkili olur. Karizmatik ama sakin: Gösteriş yapmaz, zaten kendini belli eder. Soğukkanlı: Panik yapmaz, kriz anında bile rahat durur. Güven veren biri: İnsanlar onun sözünü “boş konuşmaz” diye dinler.
    • fieL
      RUHSATINIZ ONAYLANDI Ruhsatınız City of Los Santos Government tarafından onaylanmış ve aktifliği başlamıştır, bu süreçten sonra ruhsatınızın takibini yapmak sizin sorumluluğunuzda olup, yapmamanız halinde cezai işlemlere tabii tutulabilirsiniz. En kısa sürede fiziki ruhsatınız teslim edilecektir. (( @Quanze ))     City Planning Division Deputy Director Ryan Latshaw
  • En Çok Katkı Verenler

    1. fieL
      fieL
      2873
    2. kwo
      kwo
      1966
    3. Asap
      Asap
      1661
    4. Boreki
      Boreki
      1557
    5. Izanagi
      Izanagi
      1540
  • Aktif Kullanıcılar

    1. 1
      Manifesto
      Manifesto
      156
    2. 2
      Lyrasxd
      Lyrasxd
      134
    3. 3
      Asap
      Asap
      121
    4. 4
      Wooser
      Wooser
      118
    5. 5
      atomfurki
      atomfurki
      93
×
×
  • Yeni Oluştur...

Önemli Bilgilendirme

Terms of UseGizlilik Politikası