Jump to content

Prison Break


painboi

Önerilen İletiler

Oluşturuldu:

Merhaba. Prison Break izlediğim ilk dizi olarak burada bulunmaktayım. Sezonları yorumlamadan önce dizi hakkındaki genel düşüncelerimi belirtmek istiyorum.

 

Öncelikle bu efsaneyi bu vakitte izlediğim için affedin. Hiç vaktim olmadı dizi izlemeye. Bu yaz gömülebildim anca.

 

Dizi hapishaneden kaçış teması üzerine kurulu bildiğiniz üzere. Hapishane teması ilgimi çeker diye 3 hafta önce başladım. İyi ki de başlamışım. Sadece hapishaneden kaçış da değilmiş. Diğer sezonlarla müthiş bir hikaye sunuyor dizi.

 

Diziye başladığımda ilk 5 bölüm hiç sarmamıştı. İsyan bölümleri de dahil, ondan sonraki bölümleri tek oturuşta izleyip ilk sezonu bitirmiştim. En iyi ilk sezona sahip dizi diyebilirim size. Diğer sezonları da güzeldi ama hiçbiri ilk sezon gibi olamaz. İlk sezonun yeri her zaman ben de ayrı olacak.

 

Her neyse, ben sezonları tek tek yorumlamak istiyorum. Hadi başlayalım.

 

 

1. Sezon

prison-breakin-yeni-dizisi-geliyor-nIzIy

 

Sezonları yorumlamadan önce sezonların hikayelerinden de bahsetmek istiyorum arkadaşlar.

Bu sezon suçsuz yere idama mahkûm edilen Lincoln Burrows'un, kardeşi Michael Scofield tarafından hapishaneden kaçırılmasıyla sona erer. Michael abisini hapisten kurtarmak için sahte bir suç işleyip kendisini abisiyle aynı hapishaneye attırır. Hapishane Chicago,IL de bulunan Fox River eyalet hapishanesidir. Micheal bazı arkadaşlar edinir. Toplam 7 kişidirler. Michael aynı zamanda inşaat mühendisidir. Dizide zekiliğiyle dikkat çeken Michael hapishanenin planını sırtına ve kollarına gizli bir şifreyle dövmeletir. Bu dövmeler sayesinde bazen aksamalar yaşasa da planlarını gerçekleştirip abisini hapishaneden kaçırır.

En başta da dediğim gibi en iyi ilk sezona sahip dizidir kendileri. Diğer sezonları da izleyince anlıyorsunuz. Dediğim gibi ilk 5 bölümü sarmayabilir, ama olayları anlayabilmek için izlemeden geçilmemeli. Zaten o dediğim isyan bölümünde düğüm kopuyor, akıcılığa geçiyor. Büyük kaçış sahnesini izlerken defalarca gidip gelmişliğim oldu.

Karakter olarak da gayet başarılı bir kadroya sahip. Favorim T-Bag'dir. Ve bu karakter tam 87 bölüm rol aldı ve hak ediyor da. Fakat bu sezon sadece Michael'ı sevmiştim. İlerledikçe karakterle daha da bağlanılıyor, merak etmeyin.

İlk sezon biter bitmez 2. sezona geçmiştim. Diğer başlığımıza geçelim.

 

2. Sezon

 

-prison-break-was-machen-die-stars-der-kSezondan kısaca bahsedelim. Bu sezon kaçıştan 8 saat sonrasıyla başlar. Brad Bellick isimli gardiyan onları yakalamak ve ödülü almak için mahkûmların peşine düşer.Federal Ajan Alex Mahone da kaçakların peşindedir; ancak The Company (Şirket) için çalışmakta olup kaçakları öldürmek istemektedir. Kaçaklar hapishanede D. B Cooper tarafından yerini öğrendikleri 5 milyon doları bulmak için adeta yarışırlar. Para bulunur ve T-Bag tarafından kaçırılır. Ancak T-Bag parayı fazla koruyamaz ve yine kaptırır ve koşuşturmaca bu şekilde devam eder. Mahkûmlarımız aynı zamanda kaçmakla da uğraştıklarından Panama ya kaçarlar ve orada yakalanıp Sona Hapishanesine tıkılırlar.

 

Fox River'dan sonra firari olarak hapishane dışında geçmesi oldukça sürükleyiciydi. Firari olarak devam etmeleri, bazı karakterlerin kaybı gerilimi de arttırıyordu. İlk sezonun ardından çizgisini korumuştu. Yeni gelen karakterlerden Mahone karakteri de çoğu kişi tarafından sevilmişti. Apolskis'i öldürmese benim için daha iyi bir yeri olabilirdi. Dizideki üzücü sahnelerdendi. Beyzbol kartı uğuruna gitti gencecik adam 😞 Sezon finalinde başa sarmışlardı. Ama Michael reis boş durmaz bildiğiniz gibi. Diğer sezona geçelim.

 

3. Sezon

 

images?q=tbn:ANd9GcQvAZbbEjyRLwpcjsfMjSi

Bu sezon Micheal ve T-Bag, kaçtıkları Panama'da Sona Hapishanesi'nde başlar. Bu hapishanede kurallar çok farklıdır. Bu hapishanede gardiyan bulunmaz; askerler çevrededir. Mahkûmlar gardiyanları rehine olarak aldıkları için askerler hapishanenin çevresinde tel örgüler çekip etrafını çevirmişlerdir. Sona tam anlamıyla cehennemdir; Lechero'nun adalet sistemi geçerlidir. Aralarında anlaşmazlığı olan varsa düelloya çıkıp biri ölene kadar dövüşür. Micheal Scofield kaçma planları yaparken askerlerin eski bir hapishane olan Sona'dan dışarı çıkmaya değil tellerin içindeki bir fareyi bile anında fark edip vurduğunu görür. Scofield'ın bir görevi vardır, ağabeyinin oğlu Şirket'in elindedir ve ondan Sona'dan birini kaçırmasını isterler. Sona'dan kaçarlar ve sonrasında 4. sezon başlar.

 

Sona hapishanesine düşen karakterimizin hikayesi dışarıda da sürüyor. Bu sezon kısa olsa da 1. sezondan sonra en sevdiğim sezondur. Sona hapishanesinde kuralların farklı olması sezonu daha da sürükleyici yapıyordu bence. Bu sezon özellikle nefret edilen Bellick reise bile üzülmüştük. 4. sezon sempati besliyordum ama o sezonda da erken gitmişti 😞 Sara bu sezon ölüyordu, sanırım onun sebebi karakteri canlandıran kişini hamile olmasından dolayıydı. Ama 4. sezon tekrar karşımıza çıkmıştı.

 

Bu sezonun kaçış sahnesi de Fox River'ı aratmadı bence. Denize doğru kaçmaları oldukça sürükleyiciydi. Bu sezon için denecek çok şey yok bence. 4. sezona geçelim.

 

4. Sezon

imago94694948-e1719413279598.jpg?resize=Michael'ın, Sara'nın ölmediğini öğrenmesiyle başlar ve 22 bölüm sürer. Bu sezonda Ajan Don Self'in oluşturduğu ekip örgüt'ün kara kitabı olarak bilinen Scylla adlı diski ele geçirmeye çalışacaklardır. Bu diskte çok özel bilgiler bulunmaktadır. Eğer mahkûmlar bu görevi kabul etmezlerse Fox River'a geri döneceklerdir. O yüzden görevi kabul edip Michael'ın önderliği altında Scylla'yı ele geçirmeye çalışmaya başlarlar. Tabi Şirket ise bu diski koruyamamaya başlayacaktır. Özellikle bu işe James Whistler'ı öldürmekle başlarlar. Bu yüzden pek çok kişi ölecektir özellikle de mahkûmların tanıdıkları. Bu uğurda birçok kişinin yolu kesişecektir. Scofield'ın annesi aslında ölmemiştir ve 4. sezonda rol alır. Büyük Kaçış: Son Kaçış filmiyle biter.

 

Bu sezonda Scofield'ın annesinin hayatta olması ve Linc ile üvey kardeş olmaları şok etkisi yaratmıştı. Bir de Sara ile Michael çocuğu hangi ara yaptılar çok merak ediyorum. Michael'ın Sara'nın sırtındaki kırbaç izlerinden bile haberi yokken garip bir durum bence.

 

Bunların haricinde Bellick reis de 9. bölümde, onurlu bir biçimde gitti. İlk sezonlar nefret edilen bir karakterdi, bu sezon dediğim gibi sempati beslemiştim. Don Self'in ihaneti de diziye akıcılık katmıştı. Ama bence 12. bölümde bırakabilirlerdi, sonrası uzatmak için yapılmış bence. Sezon finalinde de Michael'ın ölümüne ağlamıştım açıkçası. 5. sezonu olduğu için yine de ümitliydim, son sezon yorumumu yapıp konuyu bitireyim.

5. Sezon

651586-prison-break-saison-6-la-serie-bi

T-Bag, Michael'ın Yemen'de bir hapishanede olduğunu öğrenir ve eline bir fotoğraf alarak Lincoln'e gösterir. Lincoln durumu Sara ile görüşüp yola çıkar ancak yalnız değildir. Yemen'de eski gruptan C-Note vardır. Yemen'deki bu hapishaneden kaçış için plan yapmaya başlarlar. Yemen' in, DEAŞ tarafından ele geçirilmesinin ardından hapishaneden çıkış yapan Michael, Lincoln ve arkadaşlarının DEAŞ ile başları derde girer.

 

Dizinin hikayesinden 7 yıl sonrasını anlatıyor. Zaten normalde de 5. sezon 7 yıl sonra gelmişti. Michael'ın öldüğünü sandığımız, ancak Yemen'de Ogygia hapishanesinden kaçmaya çalıştığını öğreniyoruz. Abisi Linc'de onu oradan çıkartmak için Yemen'e geliyor. C-Note'un geri dönüp Müslüman olması da oldukça garibime gitmişti ama şehadet getirdiyse eyvallah.

 

Sezonun müslümanlığa ve iç savaşa değinmesi de oldukça ilgi çekiciydi. Abu Ramal'ı da bir Türk'ün oynadığını biliyor muydunuz? Ben duyunca şaşırmıştım. Oyuncunun adı da Numan Acar.
 

gönderildi

Çok kapsamlı!

gönderildi

İyi çalışılmış

  • 3Ay Sonra...
gönderildi

başarılı!

Görüşmeye katıl

Şimdi yayınlayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Bir hesabınız varsa, şimdi oturum açın.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömüldü.   Bunun yerine bağlantı olarak görüntüle

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Editör içeriğini temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    • Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.
  • Son Reklamlar LIVE

    30s yenilenir • 15 reklam

    Danny Harrington
    7
    Danny Harrington ÇEVRİMİÇİ

    Halk dostu Lost Heaven BAR'da giriş ücreti yok! Malibu manzarasında biranızı yudumlamak ve şehrin en uygun fiyatlarında hizmet almak için adres Vespucci - Goma ST! No 781. ((/gps isyeri 781))

    Marina Westbrook
    17
    Marina Westbrook ÇEVRİMİÇİ

    Hayat kurtaranlar arasına katıl! Los Santos Fire & Medical Department yüksek maaş ve lojman imkânıyla yeni personel arıyor. İtfaiye Eri, Doktor, Psikiyatri ve Hemşire alımı devam ediyor. ((Los Santos Hükümeti > LSFMD > İşe Alım))

    Liana Nara
    57
    Liana Nara ÇEVRİMİÇİ

    [GROVE BAR] Venezuela başkanı burada bira içerken alındı, sende gel biranın keyfini çıkart! @269

    Tanisha Pearce
    28
    Tanisha Pearce ÇEVRİMİÇİ

    [Grove Bar] Sayın Donald Trump Venezuela başkanına saldırı emrini burada verdi, üstüne de keyif birası içti. @269

    Vance Fisher
    45
    Vance Fisher ÇEVRİMİÇİ

    [GROVE BAR] Gelmeyenin evine biz geliyoruz! Los Santos'un en nezih köşesinde bir viski iç. ((/gps isyeri 269))

    Liana Nara
    57
    Liana Nara ÇEVRİMİÇİ

    [GROVE BAR] Venezuela başkanı burada bira içerken alındı, sende gel biranın keyfini çıkart! @269

    Tanisha Pearce
    28
    Tanisha Pearce ÇEVRİMİÇİ

    [Grove Bar] Sayın Donald Trump Venezuela başkanına saldırı emrini burada verdi, üstüne de keyif birası içti. @269

    Enrico Sante
    20
    Enrico Sante ÇEVRİMİÇİ

    [ADS Güvenlik] Sende güvenlik olup saatte binlerce dolar kazanmak istemez misin?! İletişim: 578-122.

    Liana Nara
    57
    Liana Nara ÇEVRİMİÇİ

    [GROVE BAR] Venezuela başkanı burada bira içerken alındı, sende gel biranın keyfini çıkart! @269

    Tanisha Pearce
    28
    Tanisha Pearce ÇEVRİMİÇİ

    [Grove Bar] Sayın Donald Trump Venezuela başkanına saldırı emrini burada verdi, üstüne de keyif birası içti. @269

    Victor Kane
    23
    Victor Kane ÇEVRİMİÇİ

    (Ring of Fire) “Sushi mi, ramen mi? Fark etmez, hepsi alevden geçiyor!" @418

    Tajuana Breisacher
    20

    Yüksek maaş, lojman ve itibarlı bir meslek fırsatı! Los Santos Fire & Medical Department geleceğin kahramanını arıyor. İtfaiye Eri, Doktor, Psikiyatri, Hemşire pozisyonları için başvurular açık! ((Los Santos Hükümeti > LSFMD > İşe Alım))

    Cole Mercer
    19
    Cole Mercer ÇEVRİMİÇİ

    (Ring of Fire) “Sushi mi, ramen mi? Fark etmez, hepsi alevden geçiyor!" @418

    Liana Nara
    57
    Liana Nara ÇEVRİMİÇİ

    [GROVE BAR] Venezuela başkanı burada bira içerken alındı, sende gel biranın keyfini çıkart! @269

    Tanisha Pearce
    28
    Tanisha Pearce ÇEVRİMİÇİ

    [Grove Bar] Sayın Donald Trump Venezuela başkanına saldırı emrini burada verdi, üstüne de keyif birası içti. @269

  • Blog Statistics

    • Total Blogs
      14
    • Total Entries
      676
  • Üye İstatistikleri

    • Toplam Üye
      8,531
    • Çevrimiçi Rekoru
      3,400

    RRisus
    En Yeni Üye
    RRisus
    Kayıt tarihi
  • İletiler

    • Ravenna
    • Ravenna
    • Ravenna
    • Ravenna
      Gavran Todorov   Gavran Todorov 23 Nisan 2001’de Sırbistan’da dünyaya geldi. Todorov soyadı daha küçük yaşlardan itibaren onun üzerinde bir “gölge” gibi durdu. Bu soyadın ağırlığı vardı… ama Gavran hiçbir zaman o ağırlığı bağırarak taşıyanlardan olmadı. O, daha çok susarak taşımayı öğrendi. Ailesi onun “amca tarafı” olduğu için, doğrudan merkezde büyümese de Todorovların dünyası onun evinin kapısından eksik olmazdı. Bazen bir akşam yemeğinde masaya oturan adamların konuşmaları, bazen gecenin bir saatinde gelen telefonlar, bazen de herkesin bir anda sessizleşmesi… Gavran küçükken bile bunun “normal” bir aile düzeni olmadığını fark ederdi. Yine de panikleyen bir çocuk olmadı. Tam tersine; o yaşlarda bile gözlem yapmayı, dinlemeyi ve insanları okumayı kendine alışkanlık haline getirdi.   Çocukluğu: Sessiz ama Parlak Bir Zihin Gavran çocukken diğer çocuklar gibi sürekli koşturan, bağıran bir tip değildi. O daha çok kenarda durur, bir şeyi inceler, sonra doğru anda konuşurdu. Oyuncakları bile sıraya dizip düzen kurardı. Hatta aile içinde birileri şaka yollu “Bu çocuk büyüyünce ya avukat olur ya da başımıza bela olur” derdi. Ama Gavran bela olmayı hiç seçmedi. Çünkü o, gücün sadece yumrukla değil, cümleyle de kurulduğunu erken yaşta anladı. Evde tartışma çıktığında bağıranlar değil, sakin kalanlar kazanıyordu. Gavran bunu gördü ve kendine bir kural koydu: “Ben sesimi değil, aklımı yükselteceğim.” Küfür etmeyi sevmezdi. Çocukken bile ağzından kötü söz çıkmazdı. Çıkarsa da hemen toparlar, utanırdı. Onun yerine bakışlarıyla tepki verirdi. İnsanlar bazen onun o sakinliğini “çekingenlik” sanırdı ama Gavran çekingen değildi. Sadece gereksiz yere enerji harcamazdı.   Okul Çağı: Öğretmenlerin Sevdiği, Çocukların Merak Ettiği Çocuk Okul yıllarında Gavran iki şeyle tanındı: düzgün konuşması ve fazla olgun olması. Öğretmenler onu severdi çünkü derslerde akıllı sorular sorardı. Ama bu sorular “hava atmak” için değil, gerçekten anlamak içindi. Gavran’ın kafası hızlı çalışırdı, özellikle dil ve mantık konularında. Edebiyat dersinde düzgün cümle kurar, tarih dersinde olayların arkasındaki sebep-sonuç ilişkisini çözmeye çalışırdı. Arkadaş çevresi genişti ama “en yakın” dediği insan sayısı azdı. Çünkü Gavran herkese gülümseyebilirdi ama herkesin içine girmesine izin vermezdi. Birini gerçekten sevmesi için onun karakterini çözmesi gerekirdi. Okulda kavga çıkar mıydı? Çıkardı. Ama Gavran kavga eden taraf olmazdı. O daha çok kavga çıkmadan önce araya girip cümle kuran olurdu. Bazen iki kişi birbirine girecekken, Gavran sakin bir sesle: “Gerek yok… ikiniz de saçmalıyorsunuz.” derdi ve tuhaf şekilde ortam düşerdi. İnsanlar onun ağzından çıkan kelimeleri “ağır” bulurdu çünkü Gavran konuştu mu boş konuşmazdı.   Gençlik Dönemi: Beyefendilik Bir Maske Değil, Seçimdi Liseye geldiğinde Gavran’ın karakteri daha netleşti. O artık “sakin çocuk” değil, sakin ama etkili bir gençti. Dışarıdan bakınca problemsiz, temiz, düzgün bir delikanlı gibi dururdu. Ama Todorov soyadının getirdiği gerçekleri de inkâr etmezdi. Aile toplantılarında, büyüklerin konuşmalarında bir şey dikkatini çekmişti: Bazı adamlar gücü sadece korku ile kuruyordu. Bazıları ise saygı ile… Gavran ikinci türden olmak istedi. Çünkü korku geçiciydi. Saygı kalıcıydı. Gençlik döneminde sosyal hayatı da renkliydi. Kadınlarla iletişimi çok rahat gelişti. Ama bu rahatlık “laçkalık” değildi. Gavran kadınlarla konuşurken asla yükselmez, asla kaba olmazdı. İlgi gösterirken bile ölçülüydü. Flört onun için oyun değil, zarif bir iletişim biçimiydi. Bir mekânda oturduğunda dikkat çekerdi ama bunu “ben buradayım” diye bağırarak değil; varlığıyla yapardı. Kadınlara iltifat ederken ucuz cümle kurmazdı. Mesela biri güzel giyinmişse: “Tarzın fazla iddialı değil ama çok net… yakışmış.” derdi. Bu cümleler hem sade hem etkiliydi. Gavran’ın cazibesi tam da buradaydı: Abartmadan etkilemek. O dönemde kendini geliştirmek için çok şey yaptı. İnsan psikolojisini okumaya merak sardı. Pazarlık, ikna, konuşma teknikleri… Hepsini “hayat bilgisi” gibi görüyordu. Çünkü onun dünyasında hayatta kalmak için sadece güç değil, akıl gerekiyordu.   Todorov Ailesi İçindeki Yeri: Dışarıdan Yakın, İçeriden Temkinli Gavran Todorov ailesine yabancı değildi ama her zaman bir tık “farklıydı”. Bazı kuzenler sertti, bazıları deliydi, bazıları direkt saldırgandı… Gavran ise o ateşin yanında duran soğuk bir bıçak gibiydi. Aile içinde ona güvenenler vardı çünkü sır tutardı. Ama aynı zamanda bazıları da ondan çekinirdi çünkü Gavran: Gereksiz konuşmazdı Her şeyi görür gibi bakardı Birini kırmadan sınır çizerdi Onun en güçlü yanı şuydu: Kimseyle kavga etmeden üstünlük kurabilmesi.     Los Santos’a Gelişi: “Kaçış” Değil, Yeni Bir Sahne Gavran’ın Los Santos’a gelişi bir gecede alınmış ani bir karar değildi. Bu bir “kaçış” da değildi. Çünkü Gavran kaçan biri değildi. O, her zaman plan yapardı. Sırbistan’da işler zamanla daha karmaşık hale gelmeye başlamıştı. Aile içinde bazı anlaşmalar, bazı bağlantılar, bazı adamlar… Gavran bunun içinde boğulmak istemiyordu. Çünkü o kendi yolunu çizmek istiyordu. Los Santos onun için bir fırsattı: Daha büyük bir şehir Daha fazla insan Daha fazla ihtimal Ve en önemlisi… daha fazla “oyun alanı” Ama Los Santos aynı zamanda tehlikeliydi. Gavran bunu bilerek gitti. Çünkü o tehlikeyi sevdiği için değil, tehlikeyi yönetebildiği için oraya adım attı. Şehre ilk geldiğinde gözleri hemen çevreyi okumaya başladı. Hangi sokakta kim var, kim kiminle, kim nerede güçlü… Gavran Los Santos’u bir şehir gibi değil, bir satranç tahtası gibi gördü. İlk günlerinde çok dikkat çekmedi. Bir süre sessiz kaldı. Mekânlara gitti, insanları izledi, ortamı kokladı. Çünkü Gavran’ın tarzı şuydu: Önce dinle, sonra konuş. Önce izle, sonra hareket et. Los Santos’ta kendine yeni bir düzen kurdu. Bazı işlere girdi, bazı bağlantılar kurdu. Ama bunu “mafya çocuğu” gibi yapmadı. O, daha çok şehirdeki düzgün insanlarla, iş dünyasıyla, gece hayatının görünmeyen tarafıyla ilişki kurdu. Lounge barlar, otel restoranları, özel partiler… Gavran bu tarz ortamlarda çok rahat hareket ederdi. Çünkü o mekanlar onun diliydi. İnsanlar bağırarak güç göstermeye çalışırken, Gavran bir bardak içkiyle oturup karşısındakini konuşturarak her şeyi öğrenirdi.   Gavran’ın Los Santos’taki Amacı Gavran Los Santos’a bir şey kurmaya geldi. Kendini ispat etmeye değil… Kendini inşa etmeye geldi. Aile bağlarını koparmadı ama kendini tamamen aileye de zincirlemedi. Todorov soyadı ona kapı açıyordu, evet… ama Gavran o kapıdan girerken bile kendi kurallarını taşıyordu. Los Santos’ta onun hedefi şuydu: Güvenilir bir isim olmak İnsanların ona “beyefendi” demesi Ve bu beyefendiliğin altında ciddi bir güç olduğunu hissettirmek Çünkü Gavran’ın tarzı sertlik değil, zarafetle korkutmaktı. Ve şehrin içinde yavaş yavaş şu söylenti yayılmaya başladı: “Todorovlardan biri gelmiş… ama bu farklı. Bu bağırmıyor… gülümseyerek kazanıyor.”     Hobiler & İlgi Alanları Satranç / strateji oyunları (kafası hep çalışır) Kaliteli içki kültürü (viski, şarap vs. tadım) Klasik müzik + lo-fi (kafa dinlemek için) Gece şehir sürüşleri (tek başına, sakin) Kitap okuma: psikoloji, insan davranışları, iş dünyası Şık mekanlar: lounge, otel barı, sessiz yerler   Yetenekleri / Güçlü Yanları İnsanları hızlı analiz eder Pazarlık ve ikna konusunda iyidir Sessiz kaldığında bile baskı kurabilir Plan yapmayı sever, plansız işten hoşlanmaz Sadakat onun için önemlidir (ama kör sadakat değil)   Dış Görünüş / Aura Genelde temiz giyinir, klasik tarzı sever. Saat, parfüm, detay takıntısı vardır. Ortamda sigara içiyorsa bile “cool” durur, bağırmaz çağırmaz. Göz teması kuvvetlidir, konuşurken insanı kilitler.   Kişilik & Karakteristik Özellikler Nazik ve kontrollü: Asla gereksiz yükselmez, sinirini dışarı kusmaz. Zeki ve stratejik: Konuşmadan önce düşünür, konuşurken hedefi bellidir. Neredeyse hiç küfür etmez: Küfür yerine ince bir iğneleme kullanır, daha etkili olur. Karizmatik ama sakin: Gösteriş yapmaz, zaten kendini belli eder. Soğukkanlı: Panik yapmaz, kriz anında bile rahat durur. Güven veren biri: İnsanlar onun sözünü “boş konuşmaz” diye dinler.
    • fieL
      RUHSATINIZ ONAYLANDI Ruhsatınız City of Los Santos Government tarafından onaylanmış ve aktifliği başlamıştır, bu süreçten sonra ruhsatınızın takibini yapmak sizin sorumluluğunuzda olup, yapmamanız halinde cezai işlemlere tabii tutulabilirsiniz. En kısa sürede fiziki ruhsatınız teslim edilecektir. (( @Quanze ))     City Planning Division Deputy Director Ryan Latshaw
  • En Çok Katkı Verenler

    1. fieL
      fieL
      2873
    2. kwo
      kwo
      1966
    3. Asap
      Asap
      1661
    4. Boreki
      Boreki
      1557
    5. Izanagi
      Izanagi
      1540
  • Aktif Kullanıcılar

    1. 1
      Manifesto
      Manifesto
      156
    2. 2
      Lyrasxd
      Lyrasxd
      134
    3. 3
      Asap
      Asap
      121
    4. 4
      Wooser
      Wooser
      118
    5. 5
      atomfurki
      atomfurki
      93
×
×
  • Yeni Oluştur...

Önemli Bilgilendirme

Terms of UseGizlilik Politikası